FİKRİMİN İNCE GÜLÜ BAYRAM’IN KİŞİLİĞİ ÜZERİNE

Adalet Ağaoğlu’nun filme de aktarılan Fikrimin İnce Gül’ü romanının başkahramanı Bayram’ın kişilik özellikleri üzerinde durmak istedim. Kitapta geçen olaylar değil de sadece Bayram’ın kişiliğini yansıtmak istiyorum. Aslında kitabın başkahramı Bayram aşağılık bir tip olmasıyla zevkle anlatmak istediğim bir kahraman değil ama yazarın bize sunduğu yönüyle bir insanın bencilliğinin doruk noktası olması yönüyle anlatımaya değer. 




Bayram, Almanya’da çalışıp kazancıyla Mersedes alıp bu Mersedesle Türkiye’ye gelir. Gelir ama ne bayramın Almanya’ya gidişi normaldir ne de Mersedes bildiğimiz Mersedestir. Bayram, en yakın arkadaşı İbrahim’in sağlamken çürük raporu almasına neden olur böylece onun yerine Almanya’ya gider. Bayram en yakın arkadaşına ihanet etmiştir. Bununla da kalmamış İbrahimi suçlu çıkarmıştır kendi düşüncesinde. Ona göre İbrahim, Almanya’ya gitse perişan olacaktır. Bayram onun yerine Almanya’ya gitmekle İbrahim’i rezil olmaktan kurtarmıştır. Hem en yakın arkadaşının hayatını mahvetmiş hem de ona iyilik etmiştir kendince. 
Mersedes bir araba değil canlı bir varlıktır Bayram için. Yol boyunca Mersedesle konuşur, dertleşir. Almanya’dan  Türkiye’ye binlerce kilometreyi bir kaç tanıdığı almak varken o aracına zarar gelecek diye kimseyi almaz. Hayatını adadığı Mersedes her şeyden daha önemlidir onun için. Aslında önemli olan onun egosunun tatmin edilişidir.
Bayramın yolda gelirken Mersedes’i darbe üstüne darbe alır. Mersedes yıldızı sökülür, lambası kırılır… Bunlar olurken Bayram’ın da canından can gitmektedir. Eşyaya tapan bencil bir insanın tipik bir davranışıdır.




Bayram, Mersedes’i alacak, gelecek Türkiye’ye ve onunla köyü Ballıhisar’a en zorlu bir kaleyi fetheden komutan edasıyla girecek böylece köylüye Bayram kimmiş görün dedirtecektir. Ama bunlar Bayram’ın bencillikten başka bir şey düşünmeyen bozuk zihninin ürünüdür. 
Tüm bunların yanında Bayram’ın sevdiği Kezban vardır. Bayram Almanya’ya gittiğinde Kezban’ı arayıp sormaz. Bayram’ın bencilliğinden o da nasibini alır. Kendinin  Almanya’ya gidip Mersedes almakla erişilmez bir makama eriştiğini düşünen Bayram, Kezbanın kendisini bekleyeceğini düşünmektedir.
Bayram’ın uğruna tüm hayatını, kişiliğini, dostlarını adadığı Mersedes’i kitabın son bölümünde darmadağın olur ama okuyucu Bayram’ın bunca bencilliğinden sonra değil üzülmek oh olsun der. 
Tüm hayatını bir arabaya bağlayan, bu araba ile itibarlı olacağını zanneden Bayram’ın hayatı yani tüm emekleri ve itibarı da gider…
Sakınan göze çöp batar sözü misalince Bayram bencilliğinin cezası olarak hak ettiği belayı bulur… 

Yazar: kitabik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir