BEREKETLİ TOPRAKLAR ÜZERİNDE ÖZET, DEĞERLENDİRME, ALINTILAR


Kitap adı:Bereketli Topraklar Üzerinde

Yazarı:Orhan KEMAL

Yayınevi:Everest

Sayfa Sayısı:383

Türü:Roman

Kişiler:İflahsızın Yusuf, Pehlivan Ali, Köse Hasan, Hidayet’in oğlu(Mıstık), Köse Topal, Zeynel, Halo Şamdin, Fatma, Ömer Zorlu, Kılıç Usta, Taşeron, Aptal kızı, Küçük ağa, Irgatbaşı…

KİTAP ÖZETİ:Sivas’ın Ç .Köyü’nden İflahsızın Yusuf, Pehlivan Ali ve Köse Hasan çalışmak için trenle Çukurova’nın yolunu tutarlar. Amaçları orada aynı köylü olmasalar da aynı beldeden hemşehrileri olduğunu söyledikleri kişinin fabrikasında çalışmaktır. Üç köylü şehre varırlar ama işler bekledikleri gibi olmaz. Çünkü hemşehrileri dedikleri kişinin fabrikasında iş arayan yüzlerce işçi vardır. Derken iş bulmak için Yusuf fabrika patronunun arabasının önünü keser. Böylece fabrikaya alınırlar. Fabrika çırçır fabrikasıdır. Üç arkadaş fabrikanın farklı bölümlerine verilirler. Fabrikaya girdiklerinden sonra Köse Topal tarafından işletilen ahırdan bozma handa kalmaya başlarlar.

Üç arkadaştan Köse Topal fabrikadaki soğuğa dayanamaz ve hastalanır. Hastalandıktan sonra işe gitmediği için fabrikadaki işinden kovulur. Yusuf ve Ali hastalanan arkadaşları ile ilgilenmezler.

Yusuf ve Ali aldıkları haftalıklardan kesinti yapan ırgatbaşıyı patrona şikayet etmeye çalışırlar bunu duyan ırgatbaşı Yusuf ile Ali’yi kovar. Bu kovulma esnasında Yusuf tokat yer.

Köse Topal’ın işlettiği ahırdan bozma hana Hidayet’in oğlu denen ipsiz sapsız bir kişi gelip gitmektedir. Köse Topal’ın paralarına göz koyduğundan ilerleyen zamanlarda Köse Topal’ı boğarak öldürür.

O sıralar yapılmakta olan bir inşaat için inşaatın taşeronu işçi aramaktadır. Fabrikadan kovulan iki arkadaş inşaatta işe başlarlar. Ömer Zorlu denilen işçinin yanına verilen Pehlivan Ali kumar oynayan Ömer Zorlu’ya borç vermeye başlar. Biraz zaman geçince Ömer Zorlu, Pehlivan Ali’yi evine alır. Burada Ömer Zorlu’nun oynak karısı Fatma’ya göz koyan Pehlivan Ali onunla birlikte kaçarlar.

Yusuf ise inşaatta duvar ustası Kılıç ustanın yanında ustalığı öğrenmeye başlar. İlerleyen zamanlarda taşeron ile arası açılan Kılıç usta inşaattaki işini bırakır. Geçen zamanda işi iyice öğrenen Yusuf usta olur ve buradaki inşaatın duvar işine devam eder. Kendisinden iş istemeye gelen Hidayet’in oğlundan Köse Hasan’ın öldüğünü öğrenir.

Çukurova’nın tarlalarında Fatma ile çalışmaya giden Pehlivan Ali burada Aptal kızı denilen bir kadınla birlikte olmaya başlar. Çiftlikte yemek işlerine yardım etmesi için tutulan ama aslında Katip Bilal’in azgın hislerini doyurmak için tarlaya gönderilmeyen Fatma’nın Ali ile arası açılır. Pehlivan Ali’nin çalıştığı tarlada Hidayet’in oğlu da çalışmaktadır.

Pehlivan Ali ve Hidayet’in oğlu patoz işine gönderilirler. Fatma’da çiftlikte kalır. Patoz işinin başında ağanın yalakası, menfaatçi, kızlarının kerhanede çalışmasına göz yumacak kadar aşağılık bir ırgatbaşı vardır. Patoz işinin koltuçuluk denilen ağır işinde Zeynel ve Halo Şamdin çalışmaktadır. İsyankar ve haksızlığa gelemeyen bu ikili ile ırgatbaşının arası iyi değildir. Yemeklerde taş çıksa ya da ekmek sert olsa Zeynel küfrü basmaktadır. Zeynel ile Halo Şamdin’in yaptıklarını ırgatbaşına şikayet eden Kemal Cesur isimli yağcının biri ırgat vardır. Kemal Cesur’un fitlemeleri nedeniyle ırgatbaşı Zeynel ile Halo Şamdin’e yol vermenin yollarını arar. Patoz işine yeni gelen Pehlivan Ali ile Hidayet’in oğlunu onların yerine düşünmeye başlar. İlerleyen günlerde ırgatların paralaranı almak için şehre indikleri zaman olanları ağaya söyleyen ırgatbaşı aradığı müjdeyi duyar. Zeynel ile Şamdin’in yerine Ali ile Hidayet’in oğlu devam edecektir.

Irgatbaşı kırk beş kişilik patozda otuz iki kişi çalıştırmaktadır. Aradaki işçilerin ücretini ırgatbaşı cebine atmaktadır. Ağaya yaranmak için molaları kesmekte ırgatları ölümüne çalıştırmaktadır. Böyle bir çalışma ortamında koltukçuluk gibi zor bir işe başlayan Ali ve Hidayet’in oğlunu zor zamanlar beklemektedir. İşin nasıl gittiğine bakmak için gelen ağa o hafta işin bitmesi durumunda fazla para vereceğini söyler. Derken tüm ırgatlar hızla çalışmaya başlar. Hızlanan işçiler, yoğun sıcak ve Ali’nin acemi olması gibi sebeplerden dolayı iş kazası yaşanır. Pehlivan Ali ayağını patoza kaptırır. Arabası kirlenmesin diye Ali’yi hastaneye götürmeyen ağa yüzünden kan kaybından ölür. Jandarmalar tüm ırgatları alıp ifadeye götürür.

Bu olaylar yaşanırken Zeynel’de kendilerine yapılanların intikamı amacıyla harmanı ateşe verir.

Yusuf gazocağı ve çocuklarına çeşitli elbiseler almış Sivas’a gidecek treni bekler. Memletine varır ama Köse Hasan ile Pehlivan Ali yoktur…

KİTAPTAN GÜZEL SÖZLER, DEYİMLER, ATASÖZLERİ, ŞİİRLER, ALINTILAR:

Enginli yüksekli kayalarımız

Gamınan yoğruldu binalarımız

Doğurmaz olaydı analarımız (sayfa 15)


Doktorun yazdığı mühendisin kazdığı, bozulmaz.(sayfa 57)

El kapısında çalışan adamın boynu eğri olmalı.(sayfa 57)

Avrat dediğin bir esvaplı şeytan.(sayfa 139)

Vermeli canını insan için, yahut etmemeli kalabalık dünyamızda. (sayfa 140)


Martinim omuzumda

Yali giderim yali

Sorarsa beni vali

Tonyali’yim Tonyali (sayfa 141)


Allah size kel versin de tırnak vermesin. (sayfa 214)

Atın aptalı rahvan, adamın aptalı pehlivan olur. (sayfa 254)


Kız saçların saçların

Yar yar yar amman

Oynar omuz başların

Yar yar yar amman

Kız seni alır kaçarım

Yar yar yar amman

Koymuyor kardeşlerin

Yar yar yar amman (sayfa 257)


Fort atmak deyimi: Kitaptaki anlamı palavra atmak, fiyaka atmak.(sayfa 317)

partal atmak deyim:Kitaptaki anlamı övünmek. (sayfa 367)

Ecel geldi cihane, başağrısı bahane. (sayfa 376)

Karınca kanatlanmazsa zeval bulmaz. (sayfa 377)

KİTABIN ARDINDAN:Bereketli Topraklar Üzerinde romanı yazar Orhan KEMAL’in akıcı giden ve okundukça merak ettiren, merak ettirdikçe çabucak okunan bir kitabıdır. Konusunu toplumun gerçeklerinden ve hayatın acımasızlığından alan eser bu yönüyle başarılıdır. Kitapta yazarın diğer kitaplarında görülen bazı söz öbekleri görülmektedir. Örnek verecek olursak: Bu dünyanın ipini, ip tutanını…. , yuvar yuvar gibi ifadeler.

Yine yazarın diğer kitaplarında görülen Allah ile savaş hali bu kitapta da görülmektedir. Özellikle 168 ve 169. sayfalarda geçen ifadeler yenilir yutulur gibi değildir. Bu açıdan bakıldığında bu kitabın daha doğrusu yazarın tüm kitaplarının düşünce olarak olgunlaşmamış insanlara tavsiye edilmesi yanlış olacaktır. Yazarın Eskici ve Oğulları kitabında geçen ifadaler, yazdığı öykülerden-şu an adı aklıma gelmemekte- birinde geçen “Allah duvara asılmış kirli bir elbise gibi duruyordu” ifadesi itikadi açıdan son derece yanlış ifadelerdir.

Kitabın başında üç arkadaş ile başlayan kitap Köse Hasan’ın ölmesi ile iki arkadaş üzerinden devam ediyor. Burada sorun yok ancak ilerleyen sayfalarda Yusuf’da son on sayfaya kadar yok oluyor ve sadece Pehlivan Ali üzerinden devam ediyor. Okuyucu olarak Yusuf’un da kitabın her sayfasında yer almasını arzu ederdim.

Kitap naturalizmin şaheseri niteliğinde. Emile Zola’nın kitaplarında geçen toplumsal ahlaksızlığın her yönü, toplumun en iğrenç noktaları kitapta başarılı bir şekilde yer almakta. Para için arkadaşları Köse Topal’ı ölüme terk eden Yusuf ve Ali, evli kadınların ve evli erkeklerin yasak ilişkileri, önüne gelenin altına yatan ahlaksız kadınlar, para için insan hayatını hiçe sayan ırgatbaşı, ırgatbaşının kızlarının geneleve düşmesini umursamaması, içilen esrarlar, oynanan kumarlar…

Son olarak akıcı ve naturalizm anlamında başarılı olsa da bana göre diğer Orhan KEMAL romanlarından daha geride bir eser.

Yazar: kitabik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir