DÜRDANE HANIM KİTAP ÖZETİ

YAZAR:AHMET MİTHAT EFENDİ

KİŞİLER:Ulviye Hanım(Acem Ali Bey), Sandalcı Sohbet, Dürdane Hanım, Mergup Bey, Gülbeyaz Kalfa, Ebe Ayşe, Rum hırsız Andonakis…

 

Sandalcı Sohbet iskeledeki bir kavgada tanıdığı Acem Ali Bey’in kendisiyle kurduğu yakın dostluk sayesinde yaşadığı yoksul hayattan bir nebze olsun kurtulmuş ömrü çileyle geçen birisidir. Acem Ali Bey sahip olduğu zenginlikle arkadaş olarak seçtiği Sandalcı Sohbet ile gazinolara ve benzeri yerlere eğlenmeye giderler. Bu eğlence gecelerinin birinde Sandalcı Sohbet, Acem Ali Bey diye bildiği kişinin kadın olduğu göğüslerinden anlar. Ama durumu bilmezliğe vurur.

Acem Ali Bey kılığına giren kişi aslında Ulviye Hanımdır. Ulviye Hanım, annesiyle beraber yaşayan Mısırlı bir duldur. Ulviye Hanım kaldığı yalının yanındaki yalıda kalan Dürdane Hanım’ın hayatına merak duyar. Bu merak yüzünden o günlerde yeni icat edilmiş olan telefon bile aldırır. Bu telefonu, Dürdane Hanım’ın kaldığı odaya gizlice çeker. Böylece orada konuşulanları duyar. Ulviye Hanım’ın merakıyla başladığı bu dinleme sayesinde öğrenilenler oldukça dikkate değerdir. Şöyle ki:Dürdane Hanım’ın Mergup adında bir aşığı vardır. Bu ilişkiden Dürdane Hanım hamile kalmıştır ve doğuma çok kısa bir süre vardır. Mergup Bey ise durumu umursamamkta hatta çocuğun canına bile kıyılmasını söylemektedir.

Durumu öğrenen Ulviye Hanım olaya el koyar ve Dürdane Hanım’ın yardımına koşar. Bu yardımı yine Acem Ali Bey kılığına girerek yapar. Sandalcı Sohbet ve Rum hırsız Andonaki’yi alarak Ebe Ayşe’yi evinden kaçırır. Gözüne bağlayarak sandalla Dürdane Hanım’ın yalısına getirir. Burada doğum gerçekleşir ve doğan çocuğa Ataullah ismi verilir. Çocuk Ulviye Hanım’ın yalısına getirilir. Dürdane ve dadısı Gülbeyaz Kalfa yardıma gelenleri Mergup’un gönderdiği düşünse de Acem Ali Bey yani Ulviye Hanım onları kimsenin göndermediğini söyler.

Dürdane Hanım’ı gizlice izlemeye devam eden Ulviye Hanım, konuşulanlardan Mergup Bey’in Dürdane Hanım’a eski muhabbetinin kalmadığını hatta ondan ayrılmak için bahaneler aradığını, çocuk meselesinin duyulması halinde itibarının kalmayacağını söylediğini öğrenir. Bunları duydukça Merguptan intikam almaya karar verir. Bunun için öncelikle kendini Mergup’a aşık ettirir. Mergup’un evine geldiği bir gün olanları bildiğini ona söyler ve bir hafta içinde ya Dürdane’yi nihaklamasını ya da onu öldüreceğini söyler.

İntikam meselesini Sohbet’e anlatan Acem Ali Bey yani Ulviye Hanım, Sohbetten beklemediği bir cevap alır. Sohbet meselenin tam olarak araştırılması gerektiğini, suçlu görülenlerin suçsuz olabileceği gibi; suçsuz görülenlerin de suçlu olabileceğini söyleyerek kendisi hikayesini anlatır. Sohbet’in hikayesinden onun bir Paşa’ya köle olarak verildiğini orada oldukça sevildiğini ancak kendisine kötülük eden Cemal denilen biri yüzünden hırsızlıkla suçlandığı bunun üzerine Cemal’i öldürerek hapishaneye düştüğünü ve oradan kaçarak İstanbul’a dönüp sandalcılığa başladığını öğreniriz.

Sohbet’in cevabı üzerine, meseleyi bir de onun araştırmasını isteyen Acem Ali Bey, buna göre kararını verecektir.

Sohbet Mergup ile görüşür hatta Memduh diye birinin önceden Dürdane Hanım’ı sevdiğini fakat aşkına karşılık alamayıca aklını yitirdiğini öğrenir.

Varılan sonuç şudur:Dürdane intikam isterse, Mergup’tan intikam alınacak aksi durumda karışılmayacaktır.

Ulviye Hanım, yalı komşusu Dürdane Hanım’ı ziyarete giderek tüm olanları ve tüm bildiklerini anlatır. Dürdane intikam istediğini ama Mergup’u son bir defa görmek istediğini söyler. Bunun üzerine Mergup Bey, Dürdane Hanım’ın huzuruna çıkartılır ancak Dürdanenin halinde bir acayiplik vardır. Dürdane Mergup’u çok sevdiğini ondan intikam alamayacağını ama kendi canına kıyacağını söyler. Dürdane onlar gelmeden zehir içmiştir ve zehir tesirini göstermiş Dürdane son nefesini vermiştir. Bunun üzerine Gülbeyaz Kalfa “dava mahşere kaldı” der. Dürdane’nin intikam istememesinden dolayı da Mergup’a bir şey yapılmaz.

Aradan altı ay geçtikten sonra Mergup’un yeni evlendiği kişi tarafından öldürüldüğü duyulur. Dava mahşere kalmamıştır. Cenazeye katılanlar arasında artık birbirleriyle evlenmiş olan Sohbet ve Ulviye’de vardır.

KİTAPTAN BİR BÖLÜM:Tehlike denen şey, insanın bulunduğu duruma göre olur, düşman keskin kılıcı adamın ellerine doğrultunca insan ellerini geri çeker fakat kılıcı yüzüne yaklaştırınca önceden korumaya çalıştığı elleriyle şimdi yüzünü kapatıp o kıyamadığı ellerini kılıca doğru tutmaya başlar.

Yazar: kitabik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir