ESKİCİ VE OĞULLARI ÖZET

Kitap Adı:Eskici ve Oğulları

Yazarı:Orhan KEMAL

Yayınevi:Everest

Sayfa Sayısı:470 (Cep boy)

Kişiler:Topal Eskici ve karısı, Topal Eskicinin büyük oğlu Mehmet, küçük oğlu Ali ve kızı Zeliha, Ünal, Zeynep,  büyük oğul Mehmet’in karısı ve çocukları;Ayşe, Zeliha




            KİTAP ÖZETİ:Çocukluk ve gençlik yılları konaklarda varlık içinde geçen Trablusgarp Savaşı’nda sol bacağını İtalyan kurşunu ile kaybettiği için o bacağın yerine tahta bacakla hayatına devam eden Topal Eskici’nin iki oğluyla beraber ayakkabı tamiratı yaptığı dükkanı vardır. Huysuz, ağzından küfürler düşmeyen, hayat isyan ile dolu olan Topal Eskici dükkanında kendi yanında çalıştığı büyük oğlu yanında istememektedir. Çünkü ona göre bu dükkan kendi ailesine ve büyük oğlunan ailesine yeterli gelmemektedir. Topal Eskici, küçük oğlu Ali’ye bu durumu büyük oğlu Mehmet’e söylemesi için tembihler. Ama sonraları Topal bu sözünden dolayı pişman olur. Hem kızan ama sonra pişman olan bir kişidir Topal Eskici… Her ne kadar ağzından küfürler düşmese de Topal namazını kılan, dini bilgiye sahip bir kişidir.

            Çalıştığı fabrika kapandığı için babasının dükkanına sığınan büyük oğul Mehmet, bulunduğu durumdan rahatsızlık duymaktadır. Duyduğu bu rahatsızlığın etkisiyle kütlü(çekirdekli pamuk) toplamaya gitmeyi düşünmektedir. Bu fikrinden kardeşi Ali’ye de bahseder. Olacakların etkisiyle Ali’de abisiyle gitmeye karar verecektir.

            Topal’ın evde kavga çıkardığı akşamların birinde Ali, babasının kendisine söylediği ağır sözlerden dolayı evi terkedip abisinin yanına gider. O gece orda kalır. Halinden şikayetçi olan küçük oğul da abisiyle beraber kütlü toplamaya gitmeye karar verir. Kütlüye gitme kararında kurdukları hayalleri gerçekleştirme isteği ağır basmaktadır. İki kardeş kütlüye yani pamuğa gidecek, para biriktirecek sonra o paralarla tekerlerlikli seyyar bir eskici dükkanı açacak böylece Topal’ın tahakkümünden kurtulacaklardır. O gece gelen elci yani işçi çavuşu avans dağıtmaktadır. Büyük oğul ile beraber küçük oğul Ali’ye avansını verir.

            Topal Eskici ile oğlu Ali’nin kavgasından sonraki sabah Topal yaptıklarından pişman olunca karısını büyük oğlun evine gönderir. Gelen anne dükkanın anahtarını büyük oğul Mehmet’e verir. Dükkanı açmaya giden Mehmet, kütlüye gideceğini babasına söyler. Babası ile aralarında geçen konuşmada günlük kazançlarını hesaplarlar ve ellerine geçecek para ile daha büyük bir iş yapabileceklerini düşünürler. Topal Eskici’te kütlüye gelmeye karar verir. Toplanacak para ile kurulacak iş vardır çünkü.




            Kütlü toplama işini anasına açan büyük oğul, anasının büyük konakta yaşama, kızını mallı mülklüye verme gibi zaaflarından yararlanarak onu da ikna eder. Böylece tüm aile kütlü toplamaya gidecektir.

            Kütlü toplamaya gitmeden önceki günler, evde bir nevi şenlik havasında çiğköfte yoğrulur, eski güzel anılır. Gelecek için kurulan güzel hayaller konuşulur.

            Derken evlerine gelen bir kamyona eşyalarını yüklerler ve kütlü toplamaya giderler. Gelen kamyonun şoförünün yardımcısı Ünal adındaki genç ile Topal’ın kızı Zeliha arasında bir etkileşim yaşanır.

            Pamuk tarlalarına geldiklerinden, şoförü ile kavga ettiği için işinden ayrılan Ünal, Topallara çadır kurmada yardım eder, Topal’a ve diğerlerine yiyecek getirir. Geceleri Zeliha ile Ünal buluşmaya başlarlar. Derken Ünal, Zeliha’ya sahip olur.

            Sıcaklar, sivrisinekler, tarlaların zorlu iklimi tüm aileyi etkilemeye başlar. Büyük oğlun karısı ve çocukları özellikle daha yürüyemeyen en küçüğü sıtmadan etkilenmeye başlar.

            İlerleyen günlerde Topal Eskici huysuzlanmaya başlar, kütlüye niye geldiğini kendi kendine sorup pişmanlık duyar. Büyük oğul ile annesi arasında yaşanan bir tartışma da Topal büyük oğlunun burnuna yumruk atar. Artık ipler kopmuştur. Topal ve karısı oğullarının nankörlüğünden şikayet edip Ünal’ın bulduğu bir kamyonla evlerine geri dönerler.

            Topal, karısı, kızı ve müstakbel damatları Ünal şehre gelirler. Topal’ın karısının arasının iyi oldağı komşular kütlüden gelen komşularına yardıma koşarlar.

            Tarlada kalan ve perişan bir halde bulunan büyük ve küçük oğul elcinin gelmesini beklemektedirler. Çünkü yiyecekleri kalmamıştır ve elciden alacakları avans ile karınlarını doyuracaklardır.

            Elci gelir ama sevinecek bir durum yoktur. Toplanan kütlüler tartılınca bu kütlülerin avansın ancak yarısını karşıladağı anlaşılır. Değil dükkanı kuracak para, borçlanmışlardır üstüne…

            Topal’ın oğularının çalıştığı tarladaki pamuklar bitmediği için usta işçiler getirtilir buraya. Gelen işçilerin içinde yer alan Zeynep ile Ali birbirinden etkilenirler ve evlenmeye karar verirler.

            Şehre geldikten sonra oğullarının hasretini çekmeye başlayan Topal’ı pişmanlığın sardığı günlerde, küçük oğul Ali baygın bir halde dükkanın kapısına dayanır. Küçük oğul kendisine değil büyük oğul ve onun çocuklarına yardıma koşmasını söyler.

            Topal, çocuklarını hastaneye götürür ama orda onları almazlar hastaneye. Derken komşularının doktor oğlu onları muayene eder, ilaç yazar. Topal Eskici oğullarının iyileşmesi için çocuklarının iyi beslenmesini istemektedir. Bu nedenle iyice borca girer. Yiyecek ve ilaç masrafları nedeniyle meydana gelen borcu ödemek için Topal, dükkanını satar.

            Ünal ve Zeynep Kayserililerin dokuma fabrikasında iş bulurlar. Dükkanını satan Topal Eskici elinde örs ve çekiç sokaklarda iş peşine düşer…

KİTABIN ARDINDAN:Varlıklı günlerinde huzurlu bir hayata sahip olan fakat gelen yoksullukla beraber  yaşanan hazin durumlar, aile içinde yaşanan çatışmalar ve sonrasında bu durumdan kurtulmak için kurulan planların boşa çıkması, üstüne elde var olanların da kaybedilmesi… Yokluğun bir aileyi nerdeyse yok olma aşamasına getirmesinin acıklı hikayesi olan Eskici ve Oğulları, acının içine yer yer mizahı ekleyebilmesi yönüyle  Orhan KEMAL’in ustalığını da kanıtlıyor. Topal Eskicinin sözleri, komşularıyla karşılıklı konuşmaları, kitapta yer alan bazı alışılmamış tabirler yaşanan acı durumu okurken okuyanda gülücüklere sebep oluyor.

Kitapta yer alan: güm güm gümüleyen konak, yuvar yuvar kadın gibi ifadeler, bildiğimizin dışındaki kelimeler oldukça ilginç…

Topal Eskici’nin onca sertliğine, kötü sözüne rağmen bir babanın evladına karşı ne kadar merhametli olacağını da “Eskici ve Oğulları” kitabında görebiliyoruz.

Bunların yanında kitapta Allah’a karşı kullanılan ifadeler yakışmamış, kitaptaki anlatımdan yazarın dini bilgisinin iyi olduğu anlaşılıyor. Ama Kitapta adeta yaratıcıya karşı bir isyan havası var. Daha da ötede bazı yerlerde alay var. Kitabın olumlu özelliklerinin yanında bu olumsuz yönü burda aktarmayı uygun gördüm.

KİTAPTAN ATASÖZLERİ, DEYİMLER VE ŞİİRLER:

Ben diyorum bayram haftası, o diyor mangal tahtası.(sayfa 101)

Yürüyen atın başına vurulmaz. (sayfa102)

Ayvalı’ya vardırlar.

Masaları kurdular,

İki aptal bir oldu

Gergerli’yi vurdular

Baygın Gergerli’m.

Ayvalı’da gül biter,

Dalında bülbül öter

Deyyus Aptalın oğlu

Beş bıçak vurdun yeter

Baygın Gergerli’m.

Ayvalı köşe köşe,

Elinde kara şişe

Deyyus Aptalın oğlu

Elin dibinden düşe

Baygın Gergerli’m.

Yaslan Gergerli yaslan

Kra toprakta paslan

Analar doğurmadı

Senin gibi bir aslan

Baygın Gergerli’m.

(sayfa 203-205)

Bodi bodii

Neden oodi

Bir kaşıcak sudan odi.

Hacıbayram kuyusundaa,

Çiftçilerin tarlasındana,

Ver Allahım veer sulu sulu yağmurlaar!

(sayfa 205, bodi bodicilerin şarkısı)

Ağaca çıksak pabucumuz yerde kalmaz. (sayfa 342)

Yedi günlerini yetirdim, bıyıklarını bitirdim. (sayfa 388)

Yazar: kitabik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir