İNCE MEMED 1 KİTAP ÖZETİ


Kitap Adı:İnce Memed 1

Yazar:Yaşar KEMAL

Yayınevi:YKY

Sayfa Sayısı:436

Kişiler:İnce Memed ve anası Döne, Abdi Ağa ve yeğeni Veli, Hatçe, Iraz, Süleyman Amca, Pancar Hösük, Topal Ali, Deli Durdu, Cabbar, Recep Çavuş, Horali, Saçıkaralı aşireti reisi Kerimoğlu, Ali Safa Bey, Asım Çavuş, Koca Osman, arzuhalci sarhoş deli fahri efendi, Hürü…

KİTAP ÖZETİ: Değirmenoluk Köyünün Abdi Ağa adında; zalim, acımasız, köylünün kanını emerek kendisine rahat bir yaşam kurmuş bir ağası vardır. Köylünün ektiği üründen hasat zamanı belli oranlarda kendisen pay alır, böylece köyle kış zamanı aç kalırmış. Abdi Ağa’nın zulmüne fazlasıyla maruz kalan İnce Memed, uğradığı zulümden dolayı bir gün köyden kaçmaya karar vermiş. Çakırdikenlik denilen ve dikenleri insana battıkça acı üstüne acı yaşatan bitkilerin içinde çift süren bu da yetmezmiş gibi ağadan dayak üstüne dayak yiyen Memed kendi köylerinin komşusu bir köye sığınmış. Burada Süleyman  denilen oldukça iyi ve babacan yaşlı bir adamın evine gelip yerleşmiş. Süleyman’ın evinde çobanlık yaparken anasının hasreti ağır basmış. Süleyman’ın kendisine Değirmenoluk köyünden birileriyle karşılaşma ihtimalinden dolayı yaklaşmamasını söylediği Kınalı Dağı geçip kendi köyünden Pancar Hösük ile karşılaşmış. Bu sıralarda İnce Memedin hasretiyle deliye dönen anası Döne kaybolan oğlunun haberini alınca oldukça sevinmiş. Bu haber Abdi Ağaya’da ulaşmış elbette. İnce Memed, Süleyman’ın elinden alınarak yeniden Değirmenoluk köyüne getirilmiş, ağa onu dövmemiş ama bunun bedeli olarak o sene onların mahsulünün dörttte birini tek onlara vermiş. Memedin kaçmasından dolayı o kışı aç olarak geçirmişler. Bu açlıktan dolayı Memedin anası Döne ineklerini ağaya satmak zorunda kalmış.

Delikanlılık çağına gelen İnce Memed arkadaşı ile ağadan gizli olarak kasabaya geziye gitmişler. Burada gece handa kaldıkları zaman Maraşlı biriyle ettikleri sohbetlerde Çukurova’yı oradaki yaşamı öğrenmişler. Memedin hayalinde artık bir Çukurovaya gitmek sevdiği Hatçe ve kendi anasını alıp orada bir yaşam kurmak yer etmiş.

İnce Memedin sevdiği Hatçe’yi Abdi Ağa’nın yeğeni Veli’ye vereceklermiş. Bunu duyan İnce Memed, Hatçe’yi kaçırmaya karar verir. Bir gece İnce Memed ve Hatçe kaçarlar. Kaçtıkları gece şiddetli bir yağmur vardır. Kurulanmak için bir kovuğa sığınırlar. Islanan üstlerini çıkardıkları sırada olan olur ve Hatçe o gün kadın olmuştur.

Köyde Abdi Ağa ve yeğeni kaçanları bulmak için İzci Topal Ali’yi bulurlar. Her ne kadar Pancar Hösük, Topal Ali’ye kaçanları bulmaması için yalvarsa da, iz görünce kendini kaybeden Topal Ali Memed ile Hatçe’nin yerini bulur. İnce Memedi hafife alan Abdi Ağa, yeğeni Veli ve diğer silahlı adamlar, burada hayatlarının hatasını yaparlar. İnce Memed yanındaki tabanca ile Abdi Ağayı ve yeğenini vurur. Hatçe’yi köye gönderir. Kendisi küçükken kaçtığı zaman kendisine sığındığı Süleyman’ın yanına gider.

Abdi Ağanın yeğeni ölmüşse de kendisi yaralı kurtulur. Kendisiyle birlikte kaçanların peşine düştükleri silahlı adamlarına yalancı şahitlit ettirir. Böylece Hatçe, hapse düşer. Hatçe’nin anası sarhoş Deli Fahri Efendiye dilekçe yazdırsa da bu fayda etmez. Hatçe’nin yanına Iraz adında bir kadın gelir. Bu  kadın oğlu Rıza’yı vuran Ali( Rıza’nın amca oğlu)’nin evine saldırıp yakmak yüzünden hapse düşmüştür. Hapiste dert yoldaşı olurlar.

Süleyman amca, kendisine sığınan İnce Memedi akrabası olan Deli Durdu denilen blir eşkiyanın yanına götürür. İnce Memed eşkıya olacaktır.  Süleyman, İnce Memedi Deli Durdu’ya teslim etmeden önce onun yanında çok kalmamasını söyler. Çünkü Deli Durdu yaptıkları yüzünden çok yaşayacak bir eşkıya değildir. Deli Durdu çetesinde İnce Memed hünerlerini gösterir. Atıcılıkta oldukça başarılıdır. Arkadaşları tarafından da sevilir. Diğer ekşikalar gibi o da fes giymiştir.

Deli Durdu eşkiyalıkta sınır tanımayan adı üstünde deli bir adamdır. Öyle ki parasına ve malına el koyduğu insanları anadan doğma soyar. Niçin böyle yapıyorsun diye soranlara da: Deli Durdu tarafından soyulduğu bilinsin diye cevap verir.

Deli Durdu kendilerini takip eden jandarmalara karşı çetenin diğer üyelerinin karşı çıkmasına rağmen açık bir alanda onlarla çatışmaya başlar. En son bomba atarak kurtulurlar bu çatışmadan ama Recep Çavuş ve bazı eşkiyalar yaralanmıştır. Yiyecek bulmak için Saçıkaralı aşiretine giderler. Saçıkaralı aşireti reisi Kerimoğlu kendisini gelen İnce Memed ve çetenin diğer üyesi Cabbara oldukça iyi davranır. Yiyecek verir, tedavi ettirir. Ancak bu aşiretin zenginliklerini söyledikleri Deli Durdu bu aşireti soymaya kalkar. Saçıkaralı aşireti reisinden tüm paralarını ister. Ondan da anadan doğma  soyunmasını ister. İşte tam bu sırada olanlara dayanamayan İnce Memed silahını çekip Deli Durdu’ya engel olur. Cabbar da silah çekip ona doğrultur. Derken Recep Çavuş’ta onlara katılır. Böylece üç kişilik yeni bir çete olurlar. Her ne kadar artık peşlerinde Deli Durdu varsa da Saçıkaralı gibi bir aşiret de kendilerine dost olmuştur.

İnce Memedin dağlara çıkıp eşkıya olduğunu duyan Abdi Ağa korkusundan köyü terkeder.  Bilmektedir ki İnce Memed kendisini öldürecek. Deli Durdu’dan ayrıldıktan sonra İnce Memed ve çetesi Abdi Ağayı öldürmeye karar verirler. Abdi Ağa’yı bulmakta Topal Aliden yardım alırlar. Hatçe’nin hapse düşmesinde herkes yalancı şahitlik etse de o evinin yıkılmasına rağmen yalancı şahitlik etmemiş ve köyü terketmek zorunda kalmıştır. Onu bulurlar. İnce Memed onu affeder. Topal Ali onlara Abdi Ağayı bulma konusunda yardım eder. Abdi Ağa Aktozlu  köyünde kalmaktadır. Bir gece gittikleri köyde ağanın kaldığı evi basarlar, kapıyı tutup evi yakarlar. Ancak evdeki eşyaları kurturma bahanesiyle evde yanmak üzere olan ağayı bir kadın yorgana sarıp kurtarır. Abdi Ağa’nın kaldığı evle birlikte tüm köy yanar. İnce Memed ve çetesi Abdi Ağayı öldürdüklerin zannedip dağlara çekilirler. Civar köylerde ve hatta kasabada duyulur ki İnce Memed Aktozlu köyünü yakmış. Peşlerine jandarma ve köylüler düşse de onları yakalayamazlar.

Dağlara çekilirken yolda Recep Çavuş ölür. Onu Çukurovanın bir yerine gömerler. İnce Memed öldüğünü zannetiği Abdi Ağadan sonra aklına gelen düşüncesini Cabbara söyler ve mutlu olur. Değirmenoluk’a gidip toprakları köylüye dağıtacak ayrıca çakırdikenliği yaktıracak. Bu dediklerini yaparken haber gelir ki Abdi Ağa ölmemiş.

Abdi Ağa, babasının dost olduğu Ali Safa Bey adındaki bir ağaya sığınır. Ondan yardım ister. Ali Safa Bey Abdi Ağa gibi köylüden topraklarını hileyle alan ve böylece büyüyen bir kan emicidir. Dağda kendisine bağlı Kalaycı çetesine İnce Memedi öldürmesi için talimat verir.

İnce Memed ve Cabbar dağlarda gezerken karşılaştıları Sefil Ali adlı aşığın köyü olan Çiçeklideresi köyüne gelirler. Burda Sefil Ali adlı aşık durmadan türküler söyler.

Kalaycı çetesinde yer alan ve eskiden Deli Durdu’nun çetesinde yer aldığı için İnce Memedi tanıyan Horali adlı eşkıya onları bulmak için görevlendirilir. Kalaycı onları görmek istiyor diyerek onları çağıracak ve İnce Memed pusuya düşürülecektir. Horali İnce Memed ve Cabbar’ı bulur. Deli Durdunun öldürüldüğünü kendisinin de Kalaycı çetesine geçtiğini söyler. Horalinin niyetini anlasalar da yürüyüp onunla beraber giderler. Kalaycı ile karşılaştıkları sırada İnce Memed onu vurur(Kalaycı birkaç gün sonra aldığı yaranın etkisiyle ölür), aynı anda Cabbar’da Horaliyi öldürmüştür. Yine haber yayılır. Kalaycının pususuna düşen İnce Memed burnu bile kanamadan pusudan kurtulmuş Kalaycıyı ve iki adamını öldürmüştür.

Haber, Ali Safa Beyin topraklarına el koyduğu Vayvay köyünde de duyulur. Köylüler kendilerine zulmeden Kalaycının ölüm haberiyle büyük bir sevinç yaşarlar. Vayvay köyünden Koca Osman  Kalaycıyı vurduğundan dolayı İnce Memede verilmek üzere köylülerden para toplar. Bunu getirip Memede verir. Ali Safa Beyin etkisi azalmıştır. Haberler karşısında Abdi Ağa eşkiyanın durdurulması isteğini içeren telgrafları Ankaraya göndermek ister ancak Ali Safa Bey buna engel olur.

İnce Memed, Hatçe’nin özlemini iyiden iyiye duymaya başlamıştır. Karar alır:Hatçe’yi görmeye gidecektir. Cabbar kendisine engel olmak istese de Hatçeyi görmeye gider. Hapiste onu görür de ama heyecandan konuşamazlar. Tam o sıralar Hatçe ve Iraz Kozan’a naklolacaktır. Bunu Topal Ali vasıtasıyla öğrenen İnce Memed nakil sırasında onları kaçırmaya karar verir. Bu fikrini açtığı Cabbar onunla birlikte gelemeyeceğini, Çukurovanın düzüne düşen hiçbir eşkiyanın geri dönemediğini söyler. Topal Ali’nin yardımlarıyla nakil günü pusu kurarak Hatçe ve yanındaki Iraz’ı jandarmalardan kurtarır. Bunun üzerine peşine başlarında Asım Çavuş’un olduğu jandarmalar düşer.

İnce Memed oldukça yüksek olan Alidağında daha önceden görüp öğrendiği bir mağaraya Hatçe’yi ve Iraz’ı götürür. Orada yaşacaklardır. Zaman zaman ihtiyaçları için dağdan indiği zaman İnce Memed çatışmaya karışıp gelir. Bunlardan birinde omzundan yaralanır. Asım Çavuş’un başında olduğu jandarmalar onların yerini öğrenir ve şiddetli bir çatışma başlar. Tam o esnada Hatçe doğum yapar. Mermisi biten İnce Memed teslim olsa da kendisini daha önceki çatışmalarda vurma imkanı varken vurmayan İnce Memedi teslim almaz ve onu bırakır.

İnce Memedin yakalanamaması üzerine Ali Saf bey Ankaraya telgraf çeker. Bunun üzerine kesin emir alan jandarmalar başlarında yüzbaşı olduğu halde Memedin peşine düşerler. Yaşanan çatışmada Hatçe ölür. Geriye kalan ve adını Memed verdikleri çocuğu Iraz büyütmek üzere alır ve Antep köylerine gideceğini söyler.

Af çıkmıştır. Çoğu eşkıya teslim olur. Köylüler İnce Memedin teslim olmasını istemezler. Çünkü o dağdan köye inerse Abdi Ağa yine zulmedecektir onlara. Köye inen Memedi gören köylü kadın Hürü ondan teslim olmamasını, köylüyü Abdi Ağa’ya teslim etmemesini ister.

İnce Memed, Abdi Ağa’nın yerine Topal Ali’den öğrenir. Hemen kasabaya onun kaldığı eve gider. Abdi Ağa’yı öldürür. Köyüne gelip Hürü kadına der ki:Oldu. Sonrasında Alidağı tarafına gider ve kimse ondan haber alamaz.

 

İNCE MEMEDİN ÖZELLİKLERİ: Kitapta İnce Memedi tasvir eden iki kısmı buraya alıp onun kişiliğini ve şekli özelliklerini belirtmek istedim.

 

Şöyle bakarsan hiçbir şeye benzetemezsin. Kısacık, incecik, koca kafalı, büyük gözlü, yirmi yaşında gösteren, hep düşünceli duran bir çocuktur. Onun kurşun attığını görmeyen, bir çatışmada yanında bulunmayan kim olduğunu anlayamaz. (sayfa 316)

 

Kocaman ala gözleri var. Saçları diken diken. Yüzü acı. Çenesi ince, rengi yanık, boyu orta, kurşunu iğnenin deliğinden geçirir, atik, yiğit. Korkmaz. Öleceğini bile bile yürür. (sayfa 349)

 

KİTABIN ARDINDAN: Maksim Gorki, küçükken okuduğu bir öyküden öylesine etkilenmiş ki öyküyü okuduktan sonra öykünün yer aldığı kağıdı evirip çevirmiş ve  olduğuna inandığı sihri bulmaya çalışmış. İşte Yaşar Kemal’in İnce Memed serisinin bu ilk kitabı bende bu etkiyi yaptı. Adeta okurken büyülendim. İlk başta sayfa sayısı beni korkutmuştu ama kitabı okumaya başlar başlamaz kitabı bırakamadım. Öylesine akıcı bir kitap ki isterse on bin sayfa olsun insan okumak istiyor. Karakterler, olaylar oldukça gerçekçi. Yer yer kullanılan yerel ağızlar bu gerçekçiliğe katkıda bulunuyor.  Çukurova, Toroslar, ağaların zulmü, köylünün çaresizliği, eşkiyalık… Hepsi bu kitapda yer alan ve İnce Memedle birlikte şahit olduğumuz olaylar ve kavramlar.

 

KİTAPTAN ATASÖZLERİ, DEYİMLER VE ŞİİRLER:

Eşkıyayı korkuyla sevgi yaşatır. Yalnız sevgi tek başına zayıftır. Yalnız korkuysa kindir.

Düşünmek tecrübenin yerini tutar.

Sabırla koruk helva olur.

 

Kapıya oturmuş kurar araba

Bugün efkarlıyım gönlüm haraba

Kitaplar getir de yeminler edem

Senden gayrisine demem merhaba

 

 

Çamdan sakız akıyor

Kız nişanlın bakıyor

Koynundaki memekler

Turunç olmuş kokuyor

 

Aman aman kara kız

Zülüfünü tara kız

Baban bekçi tutmaz mı

Koynundaki nara kız

 

 

İndirdiler Heletenin düzüne

Kellesi yokkine bakam yüzüne

Benden selam söylen Nukrak kızına

Neneyle neneyle Iraz neneyle

Çık dağlar başına bana eleyle

 

Nukrağı dersen de Ofunun dağı

Derde derman derler kartalın yağı

Ayağına düştüm Besninin beyi

Neneyle neneyle Iraz neneyle

Çık dağın başına ordan eleyle

 

 

Çukurova yana yana ördolur

Her sineği bir alıcı kurdolur

Sen ölürsen yüreğimde derdolur

Kalk kardaş gidelim sılaya doğru.

 

 

Çıktım Kozanın dağına

Karı dizleyi dizleyi

Yarelerim göz göz oldu

Cerrah gözleyi gözleyi

 

Olur mu böyle olur mu

Evlat babayı vurur mu

Padişahın askerleri

Bu dünya böyle kalır mı

 

Kara Çadır eğmeyinen

Ucu yere değmeyinen

Ne kaçarsın koç Kozanoğlum

Beş yüz atlı gelmeyinen.

 

Adımı dersen de Sefil Aliyim

Bir gün akıllıysam yüz gün deliyim

Üstü köpüklenmiş bahar seliyim

Başı pare karlı dağdan gelirim

 

Armut dalda beşimiş

Tan yerleri ışımış

Anası yorgan vermemiş de

Ak memeler üşümüş.

Yazar: kitabik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir