KANLI SARIK ÖZET

Kitap Adı:Kanlı Sarık

Yazarı:Necip Fazıl KISAKÜREK

Yayınevi:Büyük Doğu

Sayfa sayısı:108

Türü:Tiyatro

Kişiler:İhtiyar Timsal, Fraklı Adam, Yetim Hoca, Mazlum Hoca, Ayşe, Fatma, Nedime, Halid, Sultan Alpaslan, Timur…

KİTAP ÖZETİ: Kitap tarih profesörü olan Fraklı Adam ile bizzat tarihin kendisi olan İhtiyar Timsal arasındaki tartışma ile başlar. İhtiyar Timsal, Fraklı Adam’a Türkiye Tarihini dokuz asır evvelinden ve kendine has metodla Kars üzerinden anlatacaktır.

Yıllar yıllar öncesine Sultan Alpaslan’ın Kars’ı fethettiği tarihe gidilir. Bu tarihten sonra Müslüman Türk ile Hristiyan Türk’ün mücadelesine sahne olan Kars’ın manzarası anlatılır. Derken Timur devrine gelinir. Timur Kars’ı yakıp yıkmıştır. Yazar, İhtiyar Timsal ile Fraklı adamın tartışmaları ile Timur’un Türk ve Müslüman dünyasına yaptığı ihaneti çok güzel bir şekilde ortaya koyar.

Timur’a mücevher, kürk, ipekliler ve Moskova’nın sembol halinde ki altın anahtarı ile dünya güzeli bir kadını hediye eden Moskova beyleri ondan Altınordu’yu ezmesini istemektedir. Timur Altınordu’yu yakıp-yıkar ama Moskova’ya dokunmaz. Böylece Türk’ün başına bela olan Moskof kök salar.

Yükselme devrinin sonlarında Osmanlı’ya katılan Kars bir dönem ihya edilse de bu çok sürmez. Bu sefer İran belası vurmuştur Kars’ı… İhtiyar Timsal’in anlatımına göre Üçüncü Murad döneminde canlanan Kars, bu tarihten sonra Anadolu’ya siper olup belalara göğüs germekten kurtulamaz.

Moskof’tan önce Kars’ı saldırılarda bulunan İran’ın hainliklerinin anlatıldığı bölümlemlerden sonra yüzlerce yıl sürecek felaket dönemine geçilir. Bu felaket Rus-Moskof belasıdır.

İkinci perdenin başlamasıyla İhtiyar Timsal ve Fraklı Adam yerlerini Yetim Hoca’ya bırakırlar.

Yetim Hoca sarıklıdır. Ruslarla girdiği çarpışmada şehit olur. Kars’ın isminin Kanlı Sarık koyulabileceğini söyler. Yetim Hoca oğlu Mazlum’a: şehit düşmesini, sarıklı olmasını ve oğlunu yetim bırakmasını vasiyet eder.

Yıllar sonra büyümüş olan Yetim Hoca’nın oğlu Mazlum Hoca sarıklı değildir ama fesli olur.

Artan Rus saldırıları bir dönem savuşturulsa da ilerleyen dönemde şehir Rusların eline geçer. Göç eden Müslümanların göç etmemesi için verilen padişah buyruğunu Mazlum Hoca halka anlatır. Amaç ilerleyen dönemde şehrin Müslüman kimliğini kaybetmemesi ve hak iddia edilebilmesidir.

Üçüncü perde 1915 yılından devam eder. Mazlum Hoca’nın yeğeni Halid ve torunu Fatma nihaklanmıştır.

Birinci Dünya Savaşı devam ederken Soğanlı’da Allahuekber dağlarında askerlerimizin donarak şehit olduğu haberi gelir.

1918 yılı ile birlikte yıllar önce verilen padişah buyruğunun haklılığı ortaya çıkır. Kars Müslüman kimliğini kaybetmemiştir. Kars kurtulmuştur ancak tüm ülke kurtulmadıktan sonra bunu kurtuluş saymaz Mazlum Hoca.

Ordunun gelmesiyle doğuda kalan Ermeniler kaçarlar, bu kaçış esnasında Fatma şehit edilir.

KİTAPTAN ALINTILAR(GÜZEL SÖZLER, ŞİİRLER):

Sen ne yaptın Temürlenk?

Taktın Moskof’a çelenk!

İşin yok İslam’a denk!

Ettiğin, cenk için cenk!

Ne renk bildin, ne ahenk!

Dağıldı nurlu hevenk!

İndi Tarih’e kepenk!

Sen ne yaptın Temürlenk?

(sayfa 30)

 

Kıymet hükmüne erdirilemeyen hadise, bilinse de bilinmiyor demektir. (sayfa 31)

 

Devlet geldi, devlet geldi şu Kars’a!

Bir ayda donandı sınırsız arsa!

Hepsi ırgat,asker, paşa, kim varsa;

Sultan, işte böyle yapar, yaparsa…

Devlet geldi, devlet geldi şu Kars’a! (sayfa 35)

 

Bin yaşa, şevketli Hünkar, bin yaşa!

Kars’ı yaptı, Lala Mustafa Paşa. (sayfa 35)

 

Böylece Kars,Türk’ün taarruz devri kapanıp müdafaa çığırı açılırken anlaşılmaya başlayan manasiyle, kundaktaki çocukların taş diye üst üste yığıldığı bir durduma sadde olmaktan ileri geçemedi. (sayfa 39)

 

Gaye bölge üstüdür; ne Erzurum ne de Kars!…

Türk’ü iki şey bozdu, biri Bizans biri Fars!..

Çatılırken yıkılan eve yazıklar olsun!… (sayfa 45)

 

Hakkı gizlenmiş iman, insanda yüzkarası;

Aşkını kaybeden dev cücenin maskarası;

Tarihte cüceleşmiş dev’e yazıklar olsun!…(sayfa 45)

 

Yurda ilk eşik Kars!

Rus hıncına beşik Kars!

Kurtarıcı nerede,

Bağrı delik deşik Kars?(sayfa 52)

 

Gelme Moskof, gelme Kars’a!

Cennet, küfre mal olur mu?

Cihan bize karşı dursa,

Asla burdan yol olur mu?

Bize can verüp Hüda.

Bırakmayız yadı yurda.

Ölürüz hep bu uğurda,

Bundan iyi hal olur mu?

Şehidler, Rıdvan’a koşar,

Gazilerin şanı aşar.

Nazlı vatan gamsız yaşar,

Bu imana al olur mu?(sayfa 65)

Dayan, koca Moskof, dayan!

Yazılan hal başa gelir.

Seksen bin er Nizam ile

Üzerine Paşa gelir.

Taburlar sığmadı yoldan;

İslam dini ince kıldan.

Hızır sağdan, İlyas soldan,

İkisi de koşa gelir.

Kars Kalesi muhkem kilit,

Çok velisi vardır yiğit.

Ordan yatan nice şehid,

Cenk günü savaşa gelir.

İrşadi, Hakkı bilenler,

Şema’a pervane olanlar,

Yanıp aşk ile solanlar,

Sakınmaz, ataşa gelir.(sayfa 72)

Dinle Ulema sözünü;

Ne durursun, hicret eyle!

Mümin olanlara farzdır,

Ne durursun, hicret eyle!

Yoktur dünyanın şifası,

İmandır gönlün şifası;

İşitmezsin Ezan sesi;

Ne durursun, hicret eyle!

Bu fani dünya yalancı,

Olmuştur bize davacı,

Ne durursun, hicret eyle!

Evladın olur davacı;

Bu kafir durdukça azar,

Seni candan eder bizar;

Hiç kalmadı okur-yazar;

Ne durursun, hicret eyle!(sayfa 78)

Gece gündüz sana budur duamız

Mevlam bu urus’tan kurtar İslam’ı

Yandık zulüm, hicran, gam ataşında,

Mevlam bu urus’tan kurtar İslam’ı

Kars’ı halas et bu zalim elinden

Can-fida şerrinden, kafir fi’linden

Hasrette çok koyma, etme yolundan

Mevlam bu urus’tan kurtar İslam’ı

Üçüncü Ordu’ya arzu ekeriz,

İnşaallah düşmanın kaddin bükeriz

Elele verincez dağlar sökeriz,

Mevlam bu urus’tan kurtar İslam’ı (sayfa 83)

Cümle Mümin dara kaldı

Nurlu camin kara kaldı

Yattığın Kars zara kaldı

Ağla Hasan’ül Harkaani

Kunbet cami’in kan ağladı

Kafir Urus zenk bağladı,

İslam olan can dağladı

Ağla Hasan’ül Harkaani

Sökülür ak minareler,

Bozuldu çok makbereler

şehid ahı, dil pareler,

Ağla Hasan’ül Harkaani

Ali, Hamza imdad kılsın

Sahabeler bile gelsin

Kafir üzre cihat olsun

Ağla Hasan’ül Harkaani

Hızır, İlyas sağdan girsin

Yediler, kırklar taş vursun

Erenler, Pirler saf yarsın

Ağla Hasan’ül Harkaani

Azgın kafir geri döne

Karalana, bahtı söne

Al-Sancak mevzede gene

Ağla Hasan’ül Harkaani

Hasret kalır vatan bizden

Haline rahmede yezden

Derde çare kıla tezden,

Ağla Hasan’ül Harkaani (sayfa 91-92)

Bakidir İslam’ın şerefi, şanı

Asi olma böyle hannas Ermeni

Hiç kalmaz yanında Türklerin kanı

Alır, koymaz sende kısas, Ermeni

Boş buldun meydanı “aslanım” dersin

Silahsız İslam’ı talar da yersin

Mevlam tez günlerde belanı versin

İçersin ağuyu tas tas, Ermeni

Erzurum, Pasin’de bekliyor ordu

Emir çıkar, gelir kurtarır yurdu

Sefil eder, atarız veremi, derdi,

Yakında oluruz halas, Ermeni!(Sayfa 97)

KİTABIN ARDINDAN:

Necip Fazıl Kısakürek’in Kars ili üzerinden bizlere sunduğu kısa bir Türkiye tarihi özeti… Üç perdelik tiyatro eseri içerisindeki şiirlerle coşkuyu hiç eksiltmiyor. Timur’un Müslüman Türk dünyasına bıraktığı bela olan Rusların Timur’a verdiği hediyerle onu cezbetmesi ve Türk’ün sinsin düşmanı İranlıların yaptıkları dikkat çekici bir tarzda ele alınıyor. Kitapta eksik olmayan bir diğer duygu ise:Acı.

Masum Türk’ün Rus elinde gün görmez bir hale gelmesinin tablosudur:Kanlı Sarık…

Yazar: kitabik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir