KIYAMET AŞISI KİTAP ÖZETİ VE ALINTILAR

Kitap adı:Kıyamet Aşısı

Yazarı:Sezai KARAKOÇ

Yayınevi:Diriliş

Sayfa sayısı:143

KİTAP ÖZETİ:Daha önce çeşitli dergilerde yayımlanan otuz dört yazıdan oluşan Kıyamet Aşısı kitabını bir olay yazısı gibi özetlemek mümkün olmayacaktır ama yazıların ihtiva ettiği düşünceleri kısa bir şekilde vermeye çalışacağım.

Kitaba adını veren ilk bölüm olan Kıyamet Aşısı bölümü inanan insanın kıyamet bilinciyle dolu olduğu için her an rabbinin huzuruna çıkacağı düşüncesini işlemektedir. Sonraki bölümlerde genel olarak şunlardan bahseder: Müslüman kıyameti düşünendir, yüzünde gece izi taşıyandır yani gece namazına kalkıp o vaktin eseri yüzünde görülendir. Müslüman umut vadedendir. Müslüman dirilişe çağırandır. Müslüman utanandır ve sabırlıdır. Gerektiğinde tövbe edendir. Müslüman şu an ki hazin durumuna karşın büyük bir medeniyetin izlerini taşıyandır. Avrupa ve komünizmin insanlığa verebileceği iyi bir şey yoktur.

Yazar, kitapta oruca özel bir yer vermiştir. Oruçla ilgili uzunca yazılar mevcuttur. Orucun insanın farkında olmadığı özgürlüğü ona hatırlattığını söyler. Normal zamanlarda farkına varamadığımız çoğu nimeti oruçluyken hatırlarız.  Oruç sayesinde Müslüman özünü kaybetmemektedir. Orucun insanın ruhunu onardığını söylemektedir.  Ayrıca oruç sayesinde bir dinler tarihi yaşadığımızı, oruç sayesinde geçmişin tatlı bir anısını yaşadığımızı da anlatır.

Yazar, tarih bilimine de önem vermektedir. Tarihin insanın alınyazısına yapıştığını ve onu asla bırakmayacağını söyler.

Bir kişiyi diriltenin tüm insanlığı diriltmiş olacağını söyler. Buradaki diriliş elbette ki manevi anlamdaki diriliştir. Şeytana ve şeytanın temsilcisi olan her türlü fikre karşı bizim de bir taş atmamız gerektiğini söyler. Yani kötü ve zararlı şeylere karşı biz de mücadele etmeliyiz.

Peygamberlerin bir kısmının peygamberlik yönünün ikinci plana itilip başka yönlerinin ön plana çıkarılması ile o toplumların belaya uğradıkları anlatılır kitapta.  

İnsan yaptığı her eylemle kendisine bir şahitler ordusu oluşturmaktadır. Bu şahitler eşyalardır. Aslında mahşerde insanın elleri ve ayaklarının onun aleyhine şahitlik yapacağı inancını anlatır yazar.

Son bölüm olan Kurt ve Lamba, kurt ve lamba örneği ile Müslüman dünyası ve ona saldıran-yok etmek isteyen güçlerin mücadelesini anlatır.

KİTAPTAN ALINTILAR

Sonunda ölüm yoksa, hastalık, hatta yeni bir sıhhate başlangıç sayılabilir.(sayfa 9)

Müslüman, vücudunda bir kıyamet taşıyan, ötenin sarsıntısını duymamış kişilere bir kıyamet aşılayan ve onları en şiddetli bir kıyametle sarsan bir kıyamet adamıdır. (sayfa 9)

Kader, eşyanın tabiatına Yaratıcının kattığı bir sabırdır adeta. (sayfa 10)

Müslüman geldi, insan insan oldu. Müslüman gitti, insan yok oldu.(sayfa 14)

Müslüman, ölümden önce ölüme hicret etmiş kişidir. (sayfa 28)

Bu dünyaya yerleşmek istedik, o yüzden bir sürgüne mahkûm edildik, kendi kendimizden sürgün edildik. Çağdan sürüldük. Kendi ülkemizde sürgünüz şimdi. (sayfa 28)

Yahudi, yoksulun hakkından bile bir zulüm doktrininin anıtını yükseltmesini bilmiş kara bir dehadır. Zulmün, inkârın, güvensizliğin, kuşku ve korkunun dehasıdır Yahudi. (sayfa 30)

Titremesi durmuş kalp, Allah’tan korkarak bütün korkularından kurtulmuş, sevincin kaynağını Allah sevgisinde bulmuş kalptir, Müslüman kalbidir. (sayfa 31)

Her şeyi tam olsa da utancını yitirmiş bir medeniyet sağlıksızdır. (sayfa 44)

Utançsız adam mutsuzdur. (sayfa 44)

Utanç sahibi olma, sürekli bir otokritik demektir. (sayfa 46)

İslam, ruhun hakikat özünü son olarak zamana üfleyen ve onu dirilten ilahi bir bağış oldu insanlığa. (sayfa 67)

Herhangi bir düzen, hiç değişmeden uzun zaman hemen hemen aynı kalıyorsa, o düzen bir bakıma kendine mahsus bir ölüm kazanmış demektir. (sayfa 89)

En çok riyazet geçiren, çile dolduran şairlerin daha üstün şairler olduğunu unutmamalı, Mevlana, Yunus, Fuzuli, Şeyh Galip gibi. (sayfa 94)

Tarihin kimi zaman tacını taşırız başımızda, kimi zaman çamurlarını omzumuzda. (sayfa 99)

Yüreklerinde ilahi sözün ateşini ve aydınlığını duymayan kişiler ölüdürler. (sayfa 107)

Filozoflar, çelişmelerin dehalarıdırlar. (sayfa 111)

Peygamber ve insan… Birbirinden şimdi uzak gibi sanılan bu ikisinin birbirine yaklaşmasından yeni bir mutlu çağ doğacaktır. (sayfa 121)

İnsanlar başkalarını kendi suçlarına ortak yaptıkları ölçüde o suçun ağırlığını üstlerinden attıklarını, hafiflediklerini sanırlar. Halbuki böylece yalnız kendilerini aldatırlar. Çünkü:suçlu, suçunu yaymak eğilimiyle günahını artırmaktan başka bir şey yapmıyordur.  (sayfa 136)

KİTABIN ARDINDAN

İlk okumaya başladığımda sıkıcı gelen ve sayfaları ilerlemeyen bir kitaptı. Ama okudukça yazarın derinliğine ulaştığı düşüncelerinin dikkate değer noktalarını görmeye başladım. Böylece kitap hızla ilerlemeye başladı ve okurken büyük bir zevk duydum. Belki herkese tavsiye edemem. Çünkü kimine tamamen sıkıcı gelebilir ama yine de okumaya başlamakta fayda var.

Ayrıca yazar ile ilgili daha geniş bilgiye ulaşmak için TIKLAYINIZ

Yazar: kitabik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir