MUSTAFA NECATİ SEPETÇİOĞLU ANAHTAR KİTAP ÖZETİ

Kitap adı:Anahtar

Yazarı:Mustafa Necati SEPETÇİOĞLU

Yayınevi:İrfan

Sayfa sayısı:314

Türü:Roman

ANAHTAR KİTAP ÖZETİ:

Kişiler:Melikşah, Küpeli Hafız, Nizamül Mülk, Kutlamış oğlu Süleyman Şah, Kutlamış oğlu Mansur, Ersangun Bey, Porsuk Bey, Hasan Sabban, Boğaç, Balçar, Yağmur, Akça kız, Çaka,




Malazgirt Zaferinden sonraki günlerde Alpaslanın haince öldürülmesi üzerine yerine geçen oğlu Melikşahın liderliğinde toplanan meclis ülkenin geleceği için kararlar almaktadır. Vezir olan Nizamül Mülk’ün vezirliğinden Selçuklu beyleri rahatsızlık duymaktadır. Çünkü onun Selçuklu tarafından zaptedilen İran ülkesinden olduğunu söylerler. Toplanan meclisde Selçuklu’nun ne olduğu ve gelecekte ne olacağı konuları ele alınır. Batı’ya doğru seferlerin devam ettirilmesine karar verilir. Urumeline yani Bizans’ın üstüen Kutlamış oğlu Süleyman Beyin ve kardeşi Mansur’un gönderilmesine karar verilir.

Selçuklu ülkesinde içten içe gelişen bir tehlike mevcuttur. Ölümsüzlüğü vaat eden Hasan Sabbah’tır bu tehlike. Peçenek olan Balçar ve Boğaç bir gece eğlence için bulundukları bir evde Hasan Sabbah ile karşılaşırlar. Hasan Sabbah onlara ölümsüz olduğunu kanıtlamak için evin penceresinden evin aşağısındaki uçuruma atlar. Ölmemiştir. Ama bu bir hileden başka bir şey değildir. Kurduğu düzenekle iplere tutunmakta, iplerden ördüğü ağa düşmektedir. Hasan Sabbah, uyuşturucu katılan içkileri içirdiği Boğaç’a Küpeli Hafız’ı öldürme işini vermeyi düşünür. Hasan Sabbah’ın ölümsüzlük yalanına bunun yanında anlattığı yalancı cennete inanan Boğaç tüm bunlara inanmayan Balçar’ı döverek öldürür. Sonrasında Boğaç, Küpeli Hafız’a bıçakla saldırarak onu da öldürür.

Küpeli Hafız, Boğaç’ın saldırısından yaralı kurtulur, kendisine saldırma işinin Melikşaha isyan eden Kavurt tarafından organize edildiğini söyler. Amacı çok genç olan Melikşah’ın Kavurt’un üstüne yürüyerek hükümdarlağını pekiştirmektir. Nitekim öyle de olur. Çok geçmeden Küpeli Hafız vefat eder.

Amasya taraflarında varlık gösteren Çavuldur boyuna Bizanslılar baskın yapar, bu baskın sonucu bu boya mensup Akça kız ve Çaka, Yağmur adlı bir Selçuklu tarafından İstanbul’da ki Ersangun Beye getirilir. Ersagun Bey, Bizans’dan Selçukluya haber ulaştıran Selçukluya ihanet etmiş görüntüsü veren biridir. İlerleyen zamanlarda Ersagun Bey, Yağmurla Akça kızı evlendirir.

Kutlamış oğlu Süleyman Batı’ya doğru ilerlemektedir. Ama kardeşi Mansur, Melikşaha isyan edip ayrı bir devlet olma özlemi taşımaktadır. Süleyman Şah ne yapsada kardeşini bu düşünceden vazgeçiremez. Süleyman’ın amacı Selçuklu’ya isyan eden babasının karasını aka çevirmektir.

Kutlamış oğlu Süleyman Şah, İznik civarındayken, Bizans’da iç karışıklıklar yaşanmaktadır. Bizans’ta üç ayrı imparator türemiştir. Bunlara karşı nasıl bir karar alınacağı Ersagun Bey’den gelen bilgilere göre şekillenir. Bizans o hale gelmiştir ki zora düşen Süleyman Bey’den yardım istemektedir.

İsyan eden Mansur’a karşı Melikşah Süleyman Şah’ı serbest bırakmıştır. Ayrıca yazdığı mektupta Süleyman’a oldukça güvendiğini belirtir.

Mansur’un üzerine Porsuk gönderilecektir. Ama Porsuk Bey, Mansurla teke tek vuruşmayı böylece Selçuklu askerlerinin birbirine girmesinin önlenmesini söyler. Süleyman Şah bunu kabul eder ancak pişmanlık duyan Porsuk, ani bir kararla Mansur’a gider. Mansur’la Porsuk Bey teke tek vuruşurlar, başta yenilen Porsuk yaptığı kurnazlıkla Mansur’u öldürür.

İznik’i alan Süleyman Şah içinde kardeşinin acısını duyarak Antakya’ya doğru yol alır.

anahtar arka kapak

KİTAPTAN ALINTILAR(GÜZEL SÖZLER-ATASÖZLERİ-DEYİMLER):

Ordu beylerim saraylı olmamalı, saraya bulaşmamalı.(sayfa 13)

Yürekle sevilir sadece. Ama beyin işin içine girdi mi sevgi kalesi kurulur, sevgi ebedi olur, yaşama sonsuz olur. Beyin işin içine girdi mi yüreğin bağlandığı şeyin bir manası olur. (sayfa 42)

Büyük ölümler büyük unutuşlar ister.(sayfa 43)

Dama vurdum kazmayı

Çift dola gel yazmayı

Anandan mı öğrendin

Böyle serbest gezmeyi

 

Sarıca yanaklım

Derelerde saklıyım

Anası da biliyor

Oğluna meraklıyım

 

Kaleden atın beni

Güllere katın beni

Ben Selçuk kınasıyım

Pahalı satın beni

 

Ay kız kimdensin kimden

Adın düşmez dilimden

Anan atan beslesin

Büyüyende bizimsen

 

Sarı ile mor ile

Ekmek yedim lor ile

Anam beni vermezse

Kaçacağım zor ile

 

Saçımda siyahım var

Bülbül gibi ahım var

Göz gördü gönül sevdi

Benim ne günahım var

 

Karabağda talan var

Zülfün yüze salan var

Ayak götür tecze gel

Gözü yolda kalan var(sayfa 126-127’de geçen maniler)

 

İş olacağına varır ahmak boşa çalışır.(sayfa 289)

KİTABIN ARDINDAN:Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun Dünki Türkiye dizisinin ikinci kitabı olan Anahtar, Alpaslan’dan sonraki süreçte Melikşah döneminde olanları anlatmaktadır. Kitap oldukça akıcıdır. Ancak ilk kitaptaki tadı bulamadım. Konular oldukça dağınık geldi. Ama yine de okuyana bilgi veren bu bilgiyi verme işini ustalıkla yapan, okuyanı sıkmayan bir kitap. Yazarın yer isimlerini o günkü şekliyle verip kitabın sonunda buna dair bir sözlüğün olması hem iyi hem kötü. İyi olması genel kültür bilgimizin artması, kötü olan yanı ise kitabı okurken bilinmeyen yer isminin bugünkü karşılığının öğrenilmesi için bu sözlüğe bakılması gerekliliği, bunun da kitabı okurken aksamalara yol açması. Özellikle tarihi roman sevenlere tavsiye ederiz.

Yazar: kitabik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir