VE DAĞLAR YANKILANDI KİTAP ÖZETİ

Kitap Adı:Ve Dağlar Yankılandı

Yazarı:Khaled Hosseini

Kişiler:Peri, Abdullah, Pervane, İkbal, Nebi Dayı, Süleyman Wahdati, Nila Wahdati, Peri(Abdullah’ın kızı), Bay Markos

KİTAP ÖZETİ:

Afganistan’ın Şabdağ adlı bir köyünde yaşayan Abdullah ve onun kız kardeşi Peri ile babaları Kabil’e yolculuğa çıkacaklardır. (Peri ve Abdullah’ın anneleri ölmüş, babaları, Pervane adında bir kadınla evlenmiştir. Peri ve Abdullah’ın, İkbal adında bir de üvey kardeşleri olmuştur.)Yolculuğa çıkmadan önceki gece Baba, çocuklarına oldukça etkileyici bir öykü anlatır. Öyküde bir köye musallat olan dev o köyde istediği her evden bir çocuğun kendisine verilmesini istermiş, aksi durumda yani evden bir çocuk dev’e verilmezse dev evin tüm çocuklarını alırmış. Dev, Eyüp Baba adındaki bir köylünün evine musallat olmuş, Eyüp Baba, çok sevdiği çocuğunu vermek zorunda kalmış, derken çocuğun acısına dayanamayan Eyüp Baba bir müddet sonra devin peşine vermiş ve çocuğunu ondan istemiş, hayretler içerisinde kalan dev Eyüp Baba’nın cesareti karşısında çocuğunu ona göstermiş, cam çerçeveli adeta cennete benzeyen bir yerde Eyüp Baba’nın çoçuğu ile diğer başka çocuklar sevinç içindeymişler. Dev, ordaki çocukların parlak bir geleceğe sahip olacağını söylemiş. Çocuğunu isteyen Eyüp Baba’ya devin cevabı şu olmuş: çocuğu alabilirsin ama kaybedeceklerini düşün!. Eyüp Baba, çocuğunun parlak bir geleceğe sahip olması için onu orda bırakmaya razı olmuş. Devin ona bir ödülü daha varmış. Eyüp Baba’ya içmesi için bir sıvı vermiş. Eyüp Baba bu sıvıyı içtiğinde geçmişi unutmuş. Artık, çocuğunu düşünmüyor, böylece üzülmüyormuş…

Aslında yolculuğa Peri ile babası tek gideceklerdir. Ama Abdullah’ın ısrarla peşinden gitmesi sonucunda onu da götürürler. Zorlu bir yolculuktan sonra Kabil’e varırlar. Orda onları, Baba’nın üvey karısının kardeşi yani çocukların üvey dayısı Nebi Dayı karşılar. Nebi Dayı, Kabil’de Wahdatilerin evinde şoförlük yapmaktadır. Kabil’e gittiklerinde Abdullah bir tehlike sezer. Derken bu tehlike ortaya çıkar. Çok sevdiği kardeşi Peri, Wahdatilere satılmıştır. Geçirdiği bir rahatsızlıktan dolayı Bayan Nila Wahdati çocuk sahibi olamamaktadır.

Peri’nin Wahdatilere satılmasına aslında Nebi Dayı sebep olmuştur. İlerleyen yıllarda Afganistan iç savaşından sonra ülkeye gelen yardım kuruluşları içerisinde yer alan Markos adlı bir doktora Nebi’nin yazdığı mektuptan tüm geçmişi öğreniyoriz. Şöyle ki: Markos ve ekibi Afganistan iç savaşının bitiminden sonra kullanmak için ev ararken Wahdatilerin artık olmadığı ama Nebi Dayı’nın kaldığı evi görürler ve oraya yerleşirler. Nebi Dayı onlardan para almaz. İşte Nebi Dayı evinde kalan Markos adlı doktora içini döken bir mektup kalem alır. Bu mektupta Nebi Dayı şunları anlatır: Evliliğinden umduğunu bulamayan ve mutlu olmayan Bayan Nila Wahdati’yi mutlu etmek için biraz da kendince iyilik ettiğini düşünerek Peri’nin onlara satılmasına sebep olur. Peri’nin gelmesiyle bir aile haline gelen Wahdatiler ilerleyen süreçte dağılırlar. Süleyman Wahdati felç geçirir, ardından Nila Wahdati Periyi de alarak Paris’e gider. Süleyman Wahdati’nin bakımını ölene kadar Nebi Dayı üstlenir. Süleyman Wahdati ölünce tüm mal varlığını Nebi Dayı’ya bırakır…

Paris’de ünlü bir yazar olan Nila Wahdati intihar ederek ölür. İlerleyen süreçte sorgulamalar yaşayan Peri evlatlık edinildiğinden şüphelenir. Nebi Dayı’nın Markos’a yazdığı mektuptan yine Markos sayesinde haberdar olur. Böylece tüm gerçeği öğrenir. Peri evlenmiş ve çocuk sahipi olmuştur. Mezun olduğu matematik bölümünde yükselir ve üniversitede öğretim görevlisi olur.

Abdullah, mülteci olarak bulunduğu Pakistan’da tanıştığı bir kadınla evlenir. Amerika’ya yerleşir. Orada Abe’nin Kebabevi adlı bir lokanta açarlar. Abdullah kızına kardeşinin ismi olan Peri’yi verir.

Afganistan iç savaşının bitiminden sonra ilerleyen bölümlerde görürüz ki Şadbağ’ın yerine malikane yapılmış, Şadbağ arazisinin yerinde meyve bahçeleri ekilmiştir.

Peri kardeşi Abdullah ile buluşur. Abdullah hastalanır ve bakımevine alınır.

KİTABIN ARDINDAN:

Kitap akıcıydı ama beni tam anlamıyla hayal kırıklığına uğrattı. Başta yer alan ilginç öyküyle tüm kitabın muhteşem bir etkileyiciliğe sahip olduğunu düşündüren kitap sayfalar ilerledikçe anlamsızlaştı. Öncelikle kitabın adı olan “Ve Dağlar Yankılandı” ile kitap içeriği arasında bir bağ göremedim. Kitabın en önemli karakteri olan ve bence Peri’den sonra en çok bahsedilmesi gereken Abdullah sanki önemsiz-silik bir karakter gibi ele alınmıştı. Kitapta anlatılan kişilerin yaşadığı olaylar ve kişiler kitapta yer alışı ile bir sonuca bağlanmadı. Hatta kitabı okurken bazı yerleri okumadan geçmek zorunda kaldım ama bu bir eksikliğe sebep olmadı, yani kitaptaki bağlantısızlıklar oldukça yüksekti. Belki çok daha kısa ama anlamlı bir kitap olabilirdi fakat yazar gereksiz bir şekilde kitabı uzatmış. Bence zamanınızı bu kitaba harcamayın. Bu kitabı tavsiye etmiyorum.

Yazar: kitabik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir