YAŞAR KEMAL TENEKE KİTAP ÖZETİ

BUNLUKSADAK SİTESİ TELEGRAM KANALI İÇİN TIKLAYINIZ.

Kitap Adı:Teneke

Yazarı:Yaşar KEMAL

Yayınevi:YKY

Türü:Roman

Sayfa Sayısı:81

Kişiler:Kaymakam Fikret Irmaklı, Tahrirat katibi Resul Efendi, Karadağlıoğlu Murtaza Ağa, Okçuoğlu, Memed Ali, Zeyno,

KİTAP ÖZETİ: Çukurovanın çeltik ekilen tarlalara sahip kasabasında üç aydır kaymakam bulunmamaktadır. Tahrirat katibi(İlçede resmî yazı işleriyle görevli kimse-TDK) Resul Efendi, kaymakam vekilliği yapmaktadır ama bu vekillikten oldukça muzdarip bir haldedir. Çünkü çeltik ekim zamanı yaklaşmakta, tarlalarına çeltik ekmek için ruhsat almak isteyen çeltik ağaları Resul Efendiyi sıkıştırmaktadır. Resul Efendi ise korkusundan dolayı bu işi üzerine almak istememekte ve yeni gelecek kaymakama bırakmak istemektedir. O dereceye gelir ki, çeltik ağalarından Karadağlıoğlu Murtaza Ağa Resul Efendiyi ölümle bile tehdit eder.

Korkak bir yapıdaki Resul Efendi nihayet sevinçli bir haber alır. Kasabaya yeni bir kaymakam atanmıştır. Haber her yerde yayılır. Derken kaymakam trenle kasabaya gelir. Çeltik ağaları, vatandaşlar kaymakamı tören havasında karşılayıp kasabanın en lüks evi sayılabilecek Uzun Rahmet’in evine yerleştirirler. Kaymakamla, çeltik ağalarının arası oldukça iyidir. İdealist duygulara sahip kaymakam gördükleri karşısında hayretler içinde kalmış kendi kendine Anadolu insanına hizmet etmenin bir şeref olduğunu düşünmeye başlamıştır.

Kaymakamın gelmesiyle çeltik komisyonu toplanır. Kaymakamın başkanlık ettiği komisyon çeltik kanununa aykırı olan alanlarda dahil olmak üzere çeltik ekim alanlarına ruhsat verir. Tecrübesiz, çeltik kanununu bilmeyen kaymakam olan bitinden habersizdir. Ama işlerin iç yüzünü bilen Resul Efendi olan biteni kaymakama anlatır ve ona okuması için çeltik kanunu verir. Kanunu okuyan kaymakam ruhsat verilen sahaların kanuna aykırı olduğunu görür ve pişmanlık duyar. Kaldığı Uzun Rahmet’in evinden eşyalarını kaykamlığa getirtir ve çeltik ağaları ile arasına mesafe koyar.

Verilen ruhsatlardan sonra çeltik ekimi başlar. Bunlardan biri de Okçuoğlu’nun çeltik tarlalarının ortasıda kalan Sazlıdere köyüdür. Çeltik ekimi için tarlalara su verilmesiyle köy sular içinde kalır. Çamur içinde kalan köylüler çare olarak kaymakama gider. Olanları gören kaymakam büyük üzündü duyar ve suların bastığı Sazlıdereye gidip olan biteni gözüyle görür.

Yaşananlardan sonra kaymakam suları kestirir. Suların çeltik ekenlerce tekrar açılmasıyla bunların başına jandarmalar yerleştirilir. Zarar edeceğini düşünen çeltik ağaları kaymakama rüşvet vermesi için aracı gönderiler. Kaymakam bunu kabul etmez. Kaymakamın vazgeçmesi için tarlalara gittiği aracını bozarlar, yemek yediği lokantacıya kaykamakama bozuk yemek vermesini söylerler. Aleyhine Ankara’ya telgraf çekerler. Ama kaymakam Fikret Irmaklı vazgeçmez. Hatta tabancasını da alarak umulmadık vakitlerde teftişe çıkar.

Kaymakamın dik durmasıyla köyde sinekler azalır, köylü nefes alır. Ancak kaymakamı yola getiremeyeceğini anlayan çeltikçiler çareyi Ankara’ya gitmekte bulurlar. Ankara’ya giden çeltikçiler sevinç içinde geri dönerler. Murtaza Ağa, İçişleri bakanı ile görüştüğünü olanları anlattığını söyler. Murtaza Ağa kaymakam için uğurlama hazırlamak için hazırlıkları bile başlar.

Yaşananları duyan Resul Efendi büyük üzüntü içindedir. Çok geçmeden haber gelir. Kaykamakın tayini Kars’ın Kağızman kazasına çıkmıştır. Kaymakam yaşananlara anlam veremese de eşyalarını hazırlamaya başlar. Kaymakama vekili yine Resul Efendi olmuştur.

Kaymakamı istayona uğurlamak için Hamza Dayı’nın külüstür aracını çağırırlar. Kaymakam giderken büyük bir gürültü duyar. Tam yüz elli çocuk teneke çalmaktadır. Bunun ne anlama geldiğini soran kaymakam, kendisi gibi uğurlananlara yapılan bir adet olduğunu duyunca büyük bir acı duyar. Murtaza Ağa kaymakamı uğurlamıştır. Kaymakam istasyona doğru giderken Sazlıdere köyünden Memed Ali aracın yolunu keserek onu uğurlar, kaymakam Memed Ali’nin uğurlamasıyla sevinç duymuştur.

KİTAPTAN GÜZEL SÖZLER-ALINTILAR:

Eski çamlar bardak oldu.(Sayfa 43) (‘devir değişti, eski tutumların değeri kalmadı` anlamında kullanılan bir söz-TDK)

Kağızman ha? Karsın Kağızman kazası Kaykamamlığına… Orada da çeltik ekiyorlar mı? Haa ne dersin Resul Bey?(sayfa77)

Köprünün üstüne müthiş bir kalabalık toplanmıştı. Hamza Dayı bunu anladı. Otomobili daha hızlı sürdü. Otomobil, tam köprünün üstüne, kalabalığın ortasına gelince, gök gürler gibi bir gürültü koptu. Kaymakam korkuyla kendine geldi. Yanına yönüne bakındı. Bir sürü çocuk, her birinin elinde bir teneke, bütün güçleriyle çalıyorlardı. (sayfa 80)

KİTABIN ARDINDAN:

Yaşar Kemal’den yine oldukça akıcı bir eser. Kitabı elinize aldıktan sonra bitirmeden bırakamıyorsunuz adeta. Yazarın İnce Memed kitabındaki ağa-köylü mücadelesinde bu sefer roller değişmiş gibi. Ağalara karşı genç ve cesur fakat tecrübesiz kaymakam köylünün yanında. Kaymakamın hizmet aşkının görülebildiği Teneke romanı, bunlar yanında devlet işleyişindeki aksaklıkları da gösteriyor. Kısa, akıcı ve okuyanın düşünce dünyasını zenginleştiren bir kitap.

Yazar: kitabik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir