YAZILAMAMIŞ DESTANLAR KİTAP ÖZETİ

YAZILAMAMIŞ DESTANLAR

Yazar:Mehmed Niyazi

Osmanlı-Rus Harbinde bacağı topal kalan Topal Ali, oğlu Süleyman’ın askere alınacağını öğrenince büyük bir üzüntü yaşamaya başlar. Çünkü: Kendisinin topal kalmasına neden olan savaş oğlu için ne getirecekti kimse bilemezdi… O sıralarda Balkan Savaşı yaşanmaktadır. Günler geçer ve bir gün askerlik şubesi başkanı Topal Ali’yi çağırtır. Haber kötüdür. Topal Ali’nin oğlu Süleyman şehit olmuştur. İlk başta bu haberi karısı Ayşe’den saklasa da zamanla gerçek ortaya çıkar ve Süleyman’ın matemi tüm evi sarar.

Kitabın başında yer alan kısım

Topal Ali’nin evinde bunlar yaşanırken, İstanbul’dan gelen haberlerde dikkate değerdir. Enver Paşa Bab-ı Ali’ye baskın düzenlemiş, hükümet istifa ettirilmiştir.

Balkan Savaşı’nda alınan yenilgiden sonra Bulgarlar, Büyük Çekmece Gölü yakınındaki Muradlı Tepelerine kadar gelmişler ve bu halleriyle İstanbul’u tehdit altına almışlar. Bunlar yaşanırken Topal Ali’nin küçük oğlu Mehmed askere alınır. O sıralarda savaş yaşanmadığı için Topal Ali’nin endişesi azdır ama Mehmed’in askerlik yaptığı yerdeki gelişmelerden habersizdir.

Trablusgarp’ın savunmasında yer alan ve büyük kahramanlıklar gösteren Eşref Bey, Balkan Savaşları’nda kaybedilen yerlerin geri alınması amacıyla gönüllülere dayalı askeri bir oluşum içine girer. Mehmed’in askerlik yaptığı birliğe gelen Eşref Bey ve dava arkadaşları burada seçmeler yaparlar. Yapılan seçmeler sonrasında bazı askerleri gönüllülerle birlikte ayrı bir bölüğe alıp talime devam ederler. Mehmed’de bunlar arasındadır. Eşref Bey ve dava arkadaşları vatanın kurtuluşu için gönüllülüğe dayalı bu teşebbüse devam ederken. Hükümet ve İstanbul acizlik içindedir. Öyle ki Edirne ve kaybedilen yerlerin geri alınmasının imkansızlığı sürekli vurgulanır. Bunun da bir sebebi vardır. Ordu öylesine siyasileşmiştir ki, gruplaşmalar had safhadadır. Ülkenin hazinesi tükenmiş, asayiş bitmiş bir halderi.

Eşref Bey ve gönüllü oluşumu içerisinde, Eşref Bey’in emireri Zenci Musa, Mamaka Mustafa, Eşref Bey’in kardeşi Selim Sami, Cihangiroğlu İbrahim, Süleyman Askeri vardır. Bunlara Said Nursi öğrencileri ve Van gönüllüleri ile katılır. Enver Paşa’da bu oluşumu her açıdan desteklemektedir. Kimi zaman fikri olarak, kimi zaman askeri olarak kimi zaman da lojistik olarak.

Eşref bey ve gönüllüler hazırlıklarını tamamladıktan sonra harekete geçerler. İlk hedef Muradlı Tepelerinde bulunan ve topları ile İstanbul’u tehdit eden Bulgar birliklerinin oradan sökülüp atılmasıdır.

Gönüllülerin ilk harekatı başarılı olur. Bulgarlar Muradlı Tepelerinden sökülüp atılır. Bu harekatla sınırlı kalmaz, Eşref Bey ve gönüllülerin savaşı… Muradlı Tepelerinden sonra, Tekirdağ, Malkara, Çorlu ve daha birçok irili-ufaklı yerler alınır. Buralarda bulgarlar elinde zulüm gören Türk ve Müslüman ahali kurtarılır. Gönüllülerin Kumandanı Eşref Bey, İstanbul Hükümeti tarafından sürekli sıkıştırılmaktadır bu savaşlar yaşanıp zaferler kazanılırken. Acizliğin sindiği İstanbul’daki yönetim ekibinin tek derdi barışı imzalamaktır. Bunun yolu da büyük devletlerin isteği olan Enez-Midye hattına dönülmesidir. Ama Eşref Bey ve gönüllüler sürekli ilerlemeyi, hatta Adridyatik’e varmayı istemektedirler.

Edirne’nin otuz kilometre batısının Osmanlı’ya bırakılacağı ve Edirne’de açlık yaşandığından bahisle yapılan baskılar sonucu harekatı durduruan Eşref Bey ve gönüllüler, yaşanan zulmü görünce bu zülümden Türk ve Müslümanları kurtarmak için yeniden harekete geçerler. Alınan Edirne’nin yanında, Gümülcine, Dimetoka ve İskeçe gibi bir çok yer Bulgarlardan temizlenir. Bulgar askerlerinin yanında Türk ve Müslümanlara zulmeden Domuzcuyef gibi çeteler de temizlenir. Gönüllüler ilerledikçe kurtarılan insanların sayısı artmaktadır. Yakılan köyler, katledilen insanlar, ırzına geçilen kadınlar, öldürülen çocuklar… Saymakla bitmeyecek zulme reva görülen Türk ve Müslümanların eli silah tutanları da gönüllü harekete iştirak eder.

Osmanlı’dan destek göremeyen başında Eşref Bey’in bulunduğu gönüllülere Osmanlı sınırına yaklaşmaları halinde ateş edileceği uyarısı gelir. Osmanlı ve Bulgarlar arasında kalan gönüllüler Said Nursi’nin de önerisiyle Batı Trakya Türk Cumhuriyetini kurarlar. Bayrak olarak siyah, yeşil ve ayyıldızlı bayrak seçilir. Kurulan bu devletin Yunanistan ve Bulgaristan tarafından tanınacağının ilan edilmesi ve gittikçe güçlenmelerinden çekinilmesi nedeniyle ortadan kaldırılmaları İstanbul’da gündeme gelir. Kendilerini iknaya ayrı ayrı gelen Cemal Paşa ve Talat Paşa’nın konuşmaları sonrasında alınan karar gereği Enver Paşa ile yüzyüze görüşülecektir. Ondan sonra geri dönüş yapılıp yapılmayacağı kararı verilecektir. Eşref Bey’in Enver Paşa ile yaptığı görüşme sonrasında dünyada yaşanan kutuplaşmanın büyük olaylara gebe olduğu ve daha birçok husus nedeniyle Eşref Bey ve gönüllüler şehit vererek türlü mücadele ile aldıkları yerleri geri bırakarak çekilirler.

kitabın arka kapağı

KİTAP HAKKINDA:Adı gibi bir destandır anlatılanlar. Hiçbir zorunlulukları yokken canlarını sadece Allah rızası ve vatanın selameti için ortaya koyan insanların destanıdır. Acı olan şudur ki bu gönüllüler sadece düşmanla değil bir de acze düşmüş polita sahipleriyle uğraşırlar.

Bu kitapla Osmanlı’nın son yıllarında yaşanan acizliği, Enver Paşa’nın vatanseverliğini, Eşref Bey ve diğer kahramanların mücadelesini, Trablusgarp’da yaşananları, Trablusgarp’da Atatürk’ün mücadelelerini de bulabilirsiniz…

Yazar: kitabik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir