Z VİTAMİNİ ÖZET

Kitap Adı:Z Vitamini

Yazarı:Hüseyin Nihal ATSIZ

Kişiler:İsmet İnönü, Başbakan Hasan Ali Yücel, Başbakan Yardımcısı Ahmet Emin Yalman, Milli Eğitim Bakanı Falih Rıfkı Atay, Maliye Bakanı Kasım Gülek, İçişleri Bakanı Karabet Öztürk, Dışişleri Bakanı Aliye Itır, Savunma Bakanı Kazım Özalp, Sağlık Bakanı Doktor Pavlaki Özoğuzer…

KİTAP ÖZETİ:

1999 yılının son günü yapılan Bakanlar Kurulu toplantısı Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün katılımı ile başlar. İlk olarak İsmet İnönü söz alır ve o tarihe kadar yapılanlardan övünçle söz eder. Ondan sonra sırasıyla bakanlar yeni yüzyılda yapılacak devrimler hakkında söz alır.

Başbakan Hasan Ali Yücel’in önerisiyle Milli Şef unvanlı İsmet İnönü’ye “Beşeri Şef” denilecektir. Çünkü milli olmak geri bir şeydir, ayrıca İsmet İnönü yaptıkları ile tüm beşeriyete hizmet etmiştir.

Ahmet Emin Yalman, Türkiye demenin irtica olduğunu, Türk kelimesinin ve Türk ırkının kötülüklerinden bahseder. Anlattıkları ile Beşeri Şeften aferini alır. Ahmet Elmin Yalman, Demokrat Partililerin arasına onları oyalamak için mahsus karıştığını, Demokrat Partililerin Kore’ye asker göndermekle asıl amaçlarının Türkistan’a inmek ve Turan imparatorluğunu kurmak olduğunu bakanlar kurulu toplantısında anlatır. Ahmet Emin Yalman’ın önerisiyle Türkiye yerine artık Beşeristan olacaklardır.

Milli Eğitim Bakanı Falih Rıfkı Atay söz alır. İlk önerisi Beşeristan kelimesinin sonundaki -istan ekinin Farsçaya ait olduğu için bunun yerine Beşereli kelimesinin kullanılmasıdır. Falih Rıfkı, daha sonra şunlardan bahseder:Milli Eğitim yerine Beşeri Eğitim gelecektir. Tarih baştan yazılacaktır, mesela İstanbul’un fethi Fatih Sultan Mehmed’in Bizans medeniyetini kabul ederek Türk ve Rum milletini tek bir idare de birleştirmesi olarak ele alınacaktır. Son olarak yeni bir üniversitenin kurulacağından bahseder. Bu üniversiteye Beşeri Şefin önerisiyle Şengül adı verilir.

Dışişleri Bakanı Aliye Itır söz alır:Beşeristan kelimesindeki -istan ekinin atılmasının İran ile sorun çıkartacağını söyler. Bunun üzerine -istan ekinin çıkartılmasından vazgeçilir.

Savunma Bakanı Kazım Özalp söz alır: Ordunun durumundan bahseder. Orduda ki Yıldırım, Yavuz, Atila, Mete gibi isim taşıyan subayların emekli edildiğini söyler. Sınırlarda sembolik kuvvet bırakılmışken, esas büyük askeri gücün Ankara’da olduğunu bunun da Türkçülerin isyan etmesi halinde onları mağlup etmek için olduğunu anlatır. Savunma bakanını deniz tuttuğu için donanma lağvedilmiştir. Dost Yunanistan’ın donanmasının kendi donanmaları sayılabileceğini söyler. Bu fikri veren Bizans Patriği Athenagoras’tır.

İçişleri Bakanı Karabet Öztürk’ün önerisiyle yüksek beşeri ülkülerle bağdaşmayan bayrağımızın rengi değiştirilecektir. Yeni bayrağımızda: kan renginden başka bütün renkler bayrakta yer alacak, bayrakta ki ay kalkarak yerine 149 tane yıldız konulacaktır.

Bakanlar kurulu toplantısının sona ermesiyle yirmibirinci yüzyıla çok güzel bir şekilde girileceği anlaşılır.

Peki, yirmibirinci yüzyıla İsmet İnönü ve ekibi nasıl kalmıştır? Bu sorunun cevabı Z vitamininde gizlidir. Sadece Amerika’da üretilen Z vitaminleri ömrü uzatmaktadır. Yan etki olarak ani ve geçici hafıza kayıpları yapmaktadır. Bunun yanında Z vitamini küçük yaştan itibaren alınmasıyla ömrü normal olarak uzatırken diğer türlü, ilerleyen yaşlarda alınmasıyla insanı çocuklaştıran, şuur altındaki isteklerin açığa çıkmasına sebep olan etkilere sahiptir. Bütçenin çok büyük bir kısmı Z vitamini alımına gitmektedir. Z vitaminlerini en çok da Beşeri Şef kullanmaktadır.

Beşeri Şef bütün beşerin özü, özeti olduğu için kanında tüm ırklardan kan bulunmasını ister. Bütün milletlerden kan istenir. Bu kanları Beşeri Şef’e enjekte etme görevi Sağlık Bakanı Doktor Pavlaki Özoğuzer’e verilir. Tüm kanlar verilir fakat Özbek, Kazak, Türkmen kanlarına sıra gelince Beşeri Şef çılgına döner çünkü bu barbar kanları onun asil kanına karışmamalıdır.

Beşeri Şef’in önerisiyle tüm vatandaşlara numara verilecektir. Böylece isimlere gerek duyulmayacaktır.

Beşeri Şef’in ve bakanlarının Türklüğe ve manevi değerlere olan saldırılarını içeren icraatlere yer verilirken, Beşeristan ülkesinde farklı olaylarda yer almaktadır. Havaların çok soğuk olması nedeniyle balık neslinin korunması amacıyla kıyılarda oturanların denize kaynak su dökmesi emri getirilir. Beşeri Şef’in icatlarda bulunması için hamama gidilir, ama Beşeri Şef’ten bir icat çıkmaz. Elma ağacı getilir, Beşeri Şef altında yatıp Newton misali bir şeyler bulacaktır…

Beşeri Şef yani İsmet İnönü, Atatürk’ün mü yoksa kendisinin mi büyük olduğunu sorar. Bakanların yaptığı tartışmalarla İsmet İnönü’nün daha büyük olduğu söylenir.

Beşeri Şef İsmet İnönü’nün liderliğindeki Beşeristan’da Ayasofya kilise yapılmış ve Ortodoksların merkezi haline getirilmiştir. Doğuda bir Ermenistan sayesinde Rusya ile aramızda tampon bölge oluşturulmuş, İsrail’e imtiyazlar verilmiş, San Marino ile barış yapılmıştır.

Bir gün İsmet İnönü kara bir haber alır. İhtilal çıkmıştır. Türkçüler silahli bir şekilde isyan etmiştir. Beşeristan bayrakları indirilip al yıldızlı al bayraklar dalgalandırılmaya başlanmıştır. Ordu birliklerinin çoğu Türkçülere katılmış, bakanlar saf değiştirip ihtilal tarafına katılmıştır.

İsmet İnönü’nün bu ihtilale karşı koymasını beklediği yabancı kökenli muhafız tümen komutanı İsrail’e kaçmış, Ahmet Emin Yalman korkudan ölmüştür. Çare kalmadığını gören İsmet İnönü, Pilot Niko Pavlakidis, özel doktoru Mişon Benyaş, Daire Müdürü Hamparsum Baronyan ve birkaç kişi ile birlikte uçağa binerek kaçar. Kaçarken Z vitaminlerini almak istese de onları alamadan kaçmak zorunda kalır.

Rusya, Almanya, İtalya ve Yunanistan’a gitmek isteyen ancak gidemeyen İsmet İnönü, İnönü savaşlarının yapıldığı yerin üzerinden geçerken buraya inmeyi ister. İner inmez yanındaki herkes kaçıp gider. Yalnız kalmıştır. Burada karşısına üniformalı İstiklal Savaşı askerleri karşısına çıkar. Bu askerler ona buraya gelemeyeceğini söyler. Askerler İnönü’den şikayetçidir. Kendileri şehit olduktan sonra geride kalanlar sahipsiz kalmıştır, onlar kendi canlarından vazgeçerken o kendi zevkine dalmıştır, kendisi Allah adını yasak ederken onlar Allah Allah diyerek can vermiştir…

Sırasıyla tüm şehitler:Sakarya, Dumlupınar, Çanakkale, Filistin, Kafkas, Irak, Galiçya, Plevne, Silistre, Kanije, Mohaç, İstanbul, Kosova, Varna, Niğbolu şehitleri onu oradan kovar.

En son Müşir Fevzi Çakmak gelir ve İsmet İnönü ile ilgili her şeyi açığa vurur. İsmet İnönü’nün askeri okulda gösteriş için namaz kıldığını, Lozan’da Türk mukaddesatının peşkeş çekicisi olduğunu, Müslümanlık ve Türklüğün düşmanı olduğunu anlatır. Kendisine şerefli ölüler listesinde yer arayan İsmet İnönü’nün burada yeri yoktur.

Şehit ruhlarının esmesiyle İsmet İnönü paramparça olur ve geriye birkaç damla kara boya kalır. Bu kara boya da o sırada orda bulunan Tarih Baba’nın ak sayfalı kitabının üstüne gelir, Tarih Baba kabul etmese de bu kara boyalar ak sayfaların üstüne yapışır. Tarih Baba kitabının şimdiye kadar böyle kirlenmediğini söyler.

KİTABIN ARDINDAN:Hiciv alanında oldukça başarılı olan eser, İsmet İnönü’yü yerden yere vurmakta. Dalkavuklar Gecesi kitabında ki kişiler şifrelenmiş olsa da buradaki karakterler tarihin gerçek kişileri. Yazar haklı mı değil mi noktasında kitapla ilgili ciddi bir tarihi araştırma yapmak gerekli diye düşünüyorum. Özellikle ömrü uzatmada etkili olan “Z vitamini” tabiri oldukça güzel. Ayrıca İsmet İnönü’nün 29 Şubat 1884 tarihinde doğduğu Şubat ayının da dört senede bir 29 gün çektiği buradan hareketle İnönü’nün yaşının her dört yılda bir arttığı bahsi oldukça ilginç ve komik bir hesaplama olmuş. Hacimce küçük olsa da mana olarak büyük bir eser…

KİTAPTAN SÖZLER:

Kesin olmak siyasi ihtiyata uymaz.

Yazar: kitabik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir